9
Yorum
20
Beğeni
0,0
Puan
163
Okunma

bütün anılar
zamanın küflenmiş raflarına saklandı,
o eski demlerde,
dilimde takılı kalan susmalar var hala,
yarım hecelerde gizlenen sızı gibi.
umutlar,
tenhalarda can çekişirken
yarınlar sisle örtülü bir duvar.
gözlerim, geleceğe bakmaz artık,
kendi iç boşluğuna kapanmış
bir kuyu gibi karanlık.
ayaklarım,
geri geri yürür düşlerime doğru.
görmeyen gözlerim değil yalnızca kör olan,
aşinası olduğum her şey,
şimdi birer yabancı gibi.
birçok şey kaldı geride,
gözlerimde kırık birer cam parçası gibi,
yiterken gecenin iç denizlerinde.
rüzgarın tenimde bıraktığı o yanık koku
sanki yine geldi
dağların en suskun ucundan,
bir uğultuyla fısıldadı adımı.
yalnızlığımın
en tenha saatinde anladım
suskunluk da susar bazen,
ve o sessizlik
bir sancı gibi içime doğru işler.
geçmişimi alıp götüren zaman
bana yalnız
izlerini bıraktı geriye.
ben gençliğimin çalındığını
bile anlayamamışım.
hala
tuz basarım içimdeki o eski yaraya.
bir gün gelir,
kapın çalınır ansızın
güneşin yaktığı o tende
yıllar öncesinden kalma bir koku
döner, gelir,
durur eşiğinde.
çünkü artık,
mevsim sonbahar.
*
Mehmet Demir
19721
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.