2
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
130
Okunma
Güneş,
idesindeki aydınlığı görseydi
ışığını yeniden tarif etmek isterdi.
Çünkü bazı yüzler aydınlanmaz;
bir kıvılcımla ışığın hafızasını değiştirir.
En az gözleri kadar maviydi dili;
gökten süzülen bir sessizliğin yankısı gibi.
Umut algılasa onu,
kendi kısır döngüsünden çıkar,
sınırlarından utanırdı;
zira o, varlığıyla tüm coğrafyaları birleştiren bir limandı.
Yeni bir yaşam kadar bebeksiydi gülüşü;
kirlenmemiş bir sabaha uyanan çiğ tanesi kadar saf.
Reel ve natürel...
İnsan, hakikatin de gülümseyebildiğine onda inanırdı;
toprağın yağmura kavuştuğu o ilk andaki
ezelî ve ebedî uyumla.
Şair olmaya gerek yoktu şiir yazmak için;
bir simâ-i huzme yeterdi
karanlığına sızan, gümüş bir şafağın tebessümü gibi.
Evrenin tüm sesleri susar,
sadece onun kalbini dinlerdi gökyüzü.
Kelimeler,
anlamlarını onun bakışına emanet ederdi.
O an,
derin bir ürpertiyle
ruhani bir el dokunurdu kalbine.
Hiç söylenmemiş sözler
aşk defterine kendiliğinden düşerdi;
kadim bir el yazması gibi,
üzerine aşkın mührü basılmış.
Kalem değil,
sessizlik yazardı seni.
Ne dünyayı görürdü gözün,
ne aklında kalırdı adın.
Çünkü zaman,
onun yanında kendi saatlerini toplamaya başlardı;
kum saati kırılır,
anlar boşlukta dans ederdi.
Takvimler eskir,
an ise sonsuzluğa dönüşürdü.
Yalnızlık,
onun gölgesine değince
kendi sesinden utanırdı.
Suskunluk bile
dudaklarında konuşmanın en yüksek hâline ulaşırdı.
Aynalar
yüzünü değil,
ruhunu yansıtmayı ondan öğrenirdi.
Gölgeler ise
ardından yürümeyi bırakır,
önünde eğilirdi.
Rüzgâr geçmezdi üzerinden;
yön değiştirirdi.
Gökyüzü,
sonsuzluğunu onun gözlerinde sınardı.
Ufuk,
ona yetişemeyeceğini anlayınca
kendini akşama bırakırdı.
Kalbin,
kaburgalarını değil,
zamanı içeriden kırmaya başlardı.
Evren,
en eski sırrını
onun tek bir tebessümünde saklardı.
Ve sen anlardın...
Bazı kadınlar sevilmez yalnızca;
bir ömrün anlamını değiştirir.
Bazıları konuşmaz;
sessizliğin dilini yeniden kurar.
Bazıları dokunmaz;
ruhun eksik kalan yerini tamamlar.
İşte o...
Ve derin uykudan uyandıran o ruhani nefes,
varlığın merkezine işlenmiş o efsunlu imza,
şiire yalnızca ilham veren değil,
şiirin henüz bilmediği aşkı
kalbin kulağına usulca fısıldayan kadındı.
Pakize Özbaş
mavikatre 💧
06.07.2026
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.