0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
66
Okunma
Düğüne vardım, yolu asra bedel.
Bir yiğit açtı kırk kapıyı önce.
Okçular Tepesi’nde ribat etti,
Eteğinde eğleşir deli gönlüm.
Gün doğar, başıma düşer kederim.
Türbedar döktü bir avuç tuz yola.
Saçtım ekmekleri kuş yuvasına,
Süpürdüm hasır altını yağmura.
Vakkas dedem serdi kilim ocağa.
Başım eğildi, yüz üstüne düştü.
Elim üşüdü, çıktım el üstüne.
Seherde gönüle anca uzandım.
Bent yıkıldı, içim açtı gülbahar.
Sur dibine civanlar su yürüttü.
Şenlik başladı, halay döner bana.
Selamlar bıraktım serhat yurduna.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.