2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
86
Okunma
Günlerden bir gün hiç olmaz bir şey yaptım,
Pastel boyalar ile gemiler çizdim .
Sonra ay ışığı,
Sonra yıldız,
Sonra yakamoz.
Birkaç bira kutusu,
Yüksek falezler,
Dalgalar ile o yaşlı denizciye.
Her şeyi anlatım her şeyi,
O şiir gölgeli kadını,
Mavera bakışları,
Mahrem dudakları.
Uzletimi,
Usaremi,
Risalemi,
Canımın içini,
Akşam telaşımı,
Günaydılığımı.
Başım yastıkta düşüncem,
Yolda yürürken sarhoşluğum,
Us’um,
Usülsüzlüğüm,
Azlığım, çokluğum,yoksulluğum.
Yaban yoncasını,
Dağ menekşesini,
Yedi cennetin çiçeğini,
Sırlı cevşenlerde sakladığımı,
Muskalara sardığımı,
Kutsal bildiğimi.
Gerisi traş,
Öncesi traş,
Kısa kesmek lazım traşı.
Cüneyt Arkın’ın Estergon kalesine at sürüşü,
Ya da bizansın kahpe güzeli elenoranın göğüs dekoltesi,
İhtimal ki baltacı ile catherine buluşması prut nehri kıyısında.
Olasılık işte yer çekimi,
Elmanın düşmesi ve suyun kaldırma kuvveti.
Ben Musa’nın elinde ki asaya çok inandım,
Ondan ne vakit yürüsem elimde hep bir değnek.
Bir de Sadri alışığı çok seviyorum,
O gitmel müjgan deyişini,
Ne yazsam kesmiyor işte,
Kallbim ağrıyor vallahi.
Ama kısa kesmek lazım traşı,
Hayırlı işler,
Bol güneşler,
Sinek kaydı traşlar.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.