0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
83
Okunma
Biliyorum o porselen vazoyu sen kırdın
Gecenin bir yerinde yağmur kesilince
Kırık porselenlerin tıkırtısı kaplar sokakları
Şimdi sen hangi tramvaya binsen yaralı
Hangi caddeden geçsen o ince sızı
Avuçlarında çırpınan o maral birden susar
Ayna derler adına bir felaket resmi
Bakarsın başkalarına dağıttığın o bonkör güven
Mavi bir sis gibi dağılmış yalnızlığında
Hafiften bir poyraz eser Taksim’den aşağı
Gençlik dediğin ne ki komuta edilmez bir rüzgâr
Sokaklar yüzler düşler kalır o ıslak kaldırımlarda
Ama dur
Bu yol bu karanlık bu çıkmaz sokak senin
Artık kimsenin gölgesinde soluklanmak yok
Kalbinde o devrimci uyanış sessiz ve dipdiri
Varsın kırılsın o vazolar
Varsın kırılsın porselenler
Sen o caddelerde o karanlık bulvarlarda
Kendi elinle kan kırmızı çiçekleri büyütmeyi öğreneceksin
11.06.2003
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.