0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
27
Okunma
Bir gün anne,
Fabrikaların paslı kapılarından yalnız işçiler çıkmayacak,
Yıllardır içeride tutulan sabahlar da çıkacak.
Madenlerden kömür değil, karanlığa direnen yüzler yükselecek.
Tarlalarda yalnız buğday büyümeyecek, isyan da büyüyecek başak başak.
Bir gün anne,
Mahkeme koridorlarında sürüklenen adalet ayağa kalkacak.
Dosyaların arasında boğulan hakikat kürsülerin üstüne çıkıp
Kendi adını haykıracak.
O gün,
Hiçbir çocuk açlığın alfabesiyle başlamayacak okula.
Hiçbir anne iş cinayetlerinde parçalanmış bir kaskı
Evladının yüzü yerine koklamayacak.
Korku, yüzyıllardır oturduğu saraylardan inecek.
Halk, kendinden çalınan ömrü tek tek geri alacak.
Bir gün anne,
Meydanlar dolacak.
Yalnız insanlarla değil,
Yarım bırakılmış türkülerle,
Yakılmış kitaplarla,
Yasaklanmış dillerle,
Vurulmuş düşlerle dolacak.
Tüm yoldaşlar da gelecek o gün.
Bir madenci omzunda lambasıyla,
Bir öğrenci cebinde bildirisiyle,
Bir köylü nasırlı elleriyle,
Bir kadın kırılmış zincirleriyle
Yürüyecek yaşayanların arasında.
Bazı kayıplar mezarlara sığmaz anne,
Bir halkın hafızasında yaşamaya devam eder.
O gün
Hiç kimse kimliğinden,
İnancından,
Dilinden,
Sevdiğinden dolayı
Başını eğmeyecek.
Gökyüzü bütün kuşların,
Deniz bütün balıkların,
Toprak onu işleyenlerin olacak.
Ekmek, İlk kez gerçekten eşit bölünecek sofralarda.
Sen kapını açtığında
Karşında bir tek oğul bulmayacaksın.
Yüz binlerce genç gelecek.
Kimi zindandan,
Kimi sürgünden,
Kimi yoksulluğun içinden,
Kimi tarihin karanlık sayfalarından.
Hepsinin ellerinde aynı armağan olacak:
Korkusuz bir memleket.
İşte o zaman anne,
Yıllardır gözlerinde taşıdığın yas bir nehir gibi çekilecek.
Biz, adlarını anmadan bile tanıdığımız bütün yoldaşlarla,
Yenilmişlerin değil,
Dünyayı değiştirmeye kalkışanların şarkısını söyleyeceğiz.
Bir gün anne,
Senden çalınan bütün sabahlar geri gelecek.
O günün güneşi,
Hiçbir darağacının,
Hiçbir zindanın,
Hiçbir sarayın üstüne değil,
05.05.1999
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.