0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
60
Okunma
Bir sonbaharı kalıyor masanın,
Durmadan eksilen bir saatin pasında.
Gölgem sığıyor kendi içine,
Sesim sığmıyor.
Eşyalar dokunuyor bana,
Bardağın soğukluğu,
Bir biletin cebimde bıraktığı
O belirsiz ağırlık.
Ben yine giderim, bilirsin,
Bir caddeden savrulan bir kırık cam.
Hiçbir yerin adı olmuyorum bu kentte
Oysa yarın,
Yani şafağın o en lekesiz yerinde,
Bir umudu alıp yanıma
Bir imgenin ucunda saklanan o sen için,
Kendi içime kapalı,
Kendi karanlığıma kilitli...
Ne akşamın o sarı,
O yorulmuş ışığı,
Ne sokaklardan geçenlerin
O eğreti fısıltısı
Teğet bile geçemiyor artık benliğime.
İçimde birikip duran o yekpare boşluk
Yalnızca sen,
İçtikçe çoğalan bir kadeh gibi masada.
30.07.2023
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.