6
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
197
Okunma

Ocak ayazı çöker şehrin üstüne
kaldırım üstü karton, evsiz’in günü
bir çift bakış deler gönlün derinini
ayaz değil evlat soğuk, insanın yüzü
düşer bardağa bozuk paranın sesi
“Sabret usta” der biri, “yaz gelince geçeeerrr”
Âdem kaldırır başını, alır nefesi
“ayaz değil; insan yüzü üşütür, Adem oğluuuu"
“Bu soğuk bana işlemez, bil bunu
ayaz değil üşüten, kalpsiz kuldur
bir göz var ki keser gönül yolunu
Üşüten karton değil,taşlaşmış kalpdir”
Devran döner, söz ağırlaşır meydanda
hakikat bir kor bir taş gibi iner cana
yön kayıp, üşünür insanlık unutulanda
Ayazın en sert estiği yerde orası ademoğlu..
Bir çift göz yeter, çöker gönül gücü
kış dışarıda değil, insanın içinde marazı
dünya soğuk değil, soğuyanlar sücü
gözden esen rüzgâr, kalbin ayazı
Devran döner, alan geniş kalplerde
söz uzar, hakikat büyür nefeslerde
kış insanın kendi gönül biçiminde
ayaz gökten değil, gönülden eser
Bir derviş yürür, adımı ağır ağır
Her adımda bir sır açılır çağır çağır
Kış dediğin dışarıda değil, içte yağar
Soğuk kalpler, canın en keskin dağar
Âdem susar, şehir susar, rüzgâr susar
Bir nefes kalır, hakikate koşar varır izdir
Ayaz değil, insanın bakışı insanı bozar
Gözden esen rüzgâr, kalbi titreten gizdir
"Ey ademoğlu "!!
Beni soğuk değil, soğuk kalpler yıkar
Ayaz gökten değil, gözden esen rüzgâr
Devran döner, nefes uzar, hak söylenir
Kış insan içinden doğar, dışarıdan değil...
_____-------_____--------_______----------________
!!!Bir iki ay sabret usta yakında üşümezsin!!!
Kaldırımın kenarında, kartonların üzerine çömelmiş bir evsiz adam duruyor ocak ayazı, Ankara soğuğu gibi şehrin taşlarını bile çatlatacak kadar keskin esiyordu ama adamın yüzünde, soğuktan çok yorgun bir kabulleniş vardı.
Yanından geçenler hızlı adımlarla kaçıyordu; kimse gözünü kaldırmıyordu bir adem durdu, cebindeki bozuk paraları bardağa bıraktı.
“Bir kaç ay sabret Usta” dedi, “yaz gelince üşümezsin.”
Evsiz adam başını kaldırdı gözleri, kıştan daha soğuktu buz devri elleri vardı.
“Ben üşümüyorum” dedi “bu ayaz bana işlemiyor beni üşüten, insanların buz gibi bakışları.”
Adem oğlu, bir anda ne diyeceğini bilemedi kışın ortasında, kaldırımda değil, kendi içinde üşüdüğünü fark etti.
Ayazın en keskin olduğu yerin, hava değil, insanların birbirine dokunmayan kalbi olduğunu anladı o an, şehrin bütün gürültüsü sustu her şey sanki dondu sadece kendi hareketi vardı.
Bir bardakta bozuk paralar, bir karton, uzak kendinden kaçış bir çift göz… buz gibi bir bakış...çöküş ...yıkılma...
"kayıp insanlık...vicdan, merhamet sevgi aşk"?
Ve kışın ortasında, iki insan arasında açılan küçük bir sıcaklık yazın sıcağında evinin önüne mama ,canlılara su kabında içecek bırakan ince narin nazenin kalbler gibiydi...
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.