1
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
48
Okunma
Sorma bana,
Neden böyle sustuğumu.
Suskunluğuma sebep olan,
Beni dilsiz bırakan
Birileri var.
N’olur hiç sebep arama gözümden dökülen yaşlara;
Ben sevdamı öldürdüm, yüreğimi çaldım taşlara,
Hüznümü verdim gökte süzülüp giden kuşlara...
Sakın aldanma yaşadığıma; kuru bir beden kaldı yeryüzünde.
Yaşamak değil bunun adı; beni bende öldüren birileri var.
Ve artık...
Gül deme bana.
Bu saatten sonra gülmek,
Öyle zor ki...
Bir yangın kalıntısıdır şimdi göğsümdeki bu sızı;
Sustuğum yerden kanatıyor zamanın kırık aynası.
Gecenin sırtına yükledim faili meçhul vedaları;
İçimde bir kentin yıkılışını seyreden birileri var.
Kelimeler sustu, çıkmaz oldu kurumuş,
çatlak dudaklarımdan.
Oysa o yar,
Bir cellat gibi geçti o vefasız gençliğimin koynundan.
Şimdi hangi tebessüm tutar ki sökülen sol yanımdan?
Ben kendi cenazemi kaldırdım, sen hangi dirilişten söz edersin?
Sırtımdan hançer vuran birileri var.
Gözlerimden akan yaş değil, ihanetin gönlümde eriyen buzu;
Hangi deniz temizler kalbime bastığın bu tuzu?
Zaman bir akrep gibi sokarken içimdeki sonsuzu,
Gülüşlerim mülteci kaldı, dönmez artık yurduna.
Prangalar vurdum dilime, sessizlik en büyük feryat;
Yıkık dökük bir liman şimdi bende kalan bu hayat.
Sen gidişinle övün dur, hançerini kalbimde yaşat;
Zalimlik mülkünde taht kurmuşsun, neye yarar?
Siyah libas gibi giyindim bu ağır sükûtu,
Gözlerimde can çekişiyor umudun son tabutu.
Bu öksüz ruhuma kara toprağı çok gören birileri var...
Bu saatten sonra "gül" deme, bana ağlatan birileri var.
İzzet Gayretli
T.R.03 08 1998
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.