0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
47
Okunma
Bazen kelimeler değil, kalbin sesi başlar konuşmaya.
Kör olabilirsin, gözlerin de kapalı olabilir. Ama kalbinde sevgi varsa, görmeye ne gerek var ki?
Bazen bir bakış değil, bir his yeter anlatmaya.
Kalbim güzeldi, ama kaderim hep oyunbazdı. Sevdiğim, bir an bile yüzüm gülmezdi. Ta ki sen gelene dek...
Geldin... Yüzüme neşe, hayatıma renk, yüreğime umut kattın.
Sen nasıl bir sevdasın böyle? Karanlık gecelerimi aydınlatan, gülmeyen kaderime ışık olan.
Sen nasıl bir sevdasın böyle? Umutsuz yarınlarıma güneş gibi doğan, dilimde dua, kalbimde nefes gibi kalan.
Ben ufkunda doğan güneşim, sen ışığımda anlam bulan o uçsuz bucaksız denizsin.
Her dalgan bana dokunan bir söz gibi, her sessizliğin yüreğime düşen bir şiir gibi.
Ver yarim, kalbinin anahtarlarını. Çözeyim en derin sırlarını. Belki de orada saklıdır, benim eksik kalan yanımın cevabı.
İnan ki, seni yazacak nice satırlar var kalemimde. Ama seni yazmaya ne mürekkep yetti, ne de sayfalar.
Sana olan sevdamı anlatayım dedim. Kelimeler titredi, kalemim sustu.
Mürekkebim kurudu, kalemlerim kırıldı. Hislerimin ateşi, bütün kâğıtlarımı tek tek yakıp kül etti.
Ve ben... İki yarım kalbin hikâyesinde, tek başıma tamam oldum.
Belki de, insan bazen en çok severken en çok yalnız kalıyormuş.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.