3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
78
Okunma

Gönlünde fırtına, dilinde sükût;
Bu gizli düğümü çözer mi insan..?
Ektiğini eker, biçerken yâhut;
Kendi gölgesinde gezer mi insan..?
Yüklemiş omzuna derdi, kederi,
Sırtında dünyânın ağır ederi,
Alnına yazılan gizli kaderi,
Bin bir isyan ile bozar mı insan..?
Boşluğun peşinde yorulur bâzen,
Hüzünler ufkuna kurulur bâzen,
Durgun sular gibi durulur bâzen,
Sessizce derdini yazar mı insan..?
Dostun sînesinde bin yara açıp,
Nefs-i emmâreden uzağa kaçıp,
Aşkın bahçesine nefretler saçıp,
En sevdiğini de ezer mi insan..?
Bir lokma ekmeği bölüşmek varken,
Gönülden gönüle doluşmak varken,
Aşka, mutluluğa alışmak varken,
Nefsinin dağında azar mı insan..?
Gördüğü rüyayı şerre yorup da,
Kendi öz canına kilit vurup da,
Kendisi kendini, kendi kırıp da,
Batağın içinde yüzer mi insan..?
Bakınca geçmişin tozlu izine,
Bakamaz olunca öz menziline,
Mahzun bir edayla, bakıp yüzüne,
Aynada resmine kızar mı insan..?
Yollar mı tükendi, yolcu mu yorgun..?
İnsan öz yurdunda, kalır mı sürgün..?
Toprakla sözleşip göçeceği gün;
Kendi mezarını kazar mı insan..?
MEHMET KAHVECİOĞLU
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.