5
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
98
Okunma
Bütün gün su birikintisine yansıyan
çınara baktım
oluyor bir kaç bin yıl-
şu ağacın kovuğunda uyudum
içinden geçtim
sen miydin o
geyik boynuzu dizilmiş
kerana asılıyım
keran konuşuyor ormanın lisanını
anlıyorum
hayret anlıyorum
birbirine koşamayan iki ayrı zaman
iki ayrı arzu çarkı
deveran ediyor
bu göz yaşım
ah göz yaşıtım
sana bir mahlas getirdi dervişan
koynuma bıraktı
elinde bir çubuk tutuştu
vardın
omzuma bir desen yaktı
salındım duruldum
_oluyor bin yıl kadar
az önce tükenmiş tütsü
izbe karanlık
nemli kaya parçası
ah çıkmaz aklımdan kokun
tılsımlı kehribara sığınmış
iki tutam saçımız
bütün zamanlar
hızla geçmiş gözlerimizden
_perde kapanmış_
her an vurulmaya nazır
her an kaçmaya, kara kanatlı kuş
kimse bilmiyor
ne zaman bilendik birbirimizi
nasıl kayıplara karıştık
ve hâlâ sırrımız sır
sırrımız sır
.
keran: ahşap kolon
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.