0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
10
Okunma
Hadi,
Damıt aşkın şarabını kadehime,
Kalbinin tortularından süz de sun gönlüme.
Kumlar millenmiş bu bahar,
Güneş, ateşten öte sanıyor kendini,
Denize, sahte bir göl durgunluğu aksetmiş.
Sanırım yalnız ben değilim sarhoş olmak isteyen.
Babamın bir lafı vardı:
" Sular bulanmadan durulmaz" diye
Yer, gök, içim dışım bulanık…
Hadi damıt aşkın şarabını yüreğime,
Gözlerimin süzgecinden geçir de sun.
Suskun dilim bir ayyaş gibi şakısın.
‘’Sarhoşun defteri dürülmez’’ demene gerek kalmaksızın,
Sereyim önüne, tüm aşikar ve saklı kelamlarımı..
Hesaba çekilmeksizin,
Özgür kahkahalar dalgalansın denizde.
Alevlensin sırça saklı duygularım gün batımında.
Deniz sarhoş, güneş sarhoş, ben sarhoş..
Sen ayık kal ama toplama bizi.
Ayıldığımız vakit, bir şiir ser kumlara,
Miller ve yosunlar yakamozlara dönüşsün..
Hadi aşkın şarabını damıt da ver bonkörce,
Varsın ayyaşa çıksın adımız.
Yer, gök, içim dışım bulanık.
Denizinde yıka pakla,
Güneşin de kurut,
Kumlara ser sırça kaplı kalbimi.
Çoğalsın kumlar miktarınca
Hadi; bir şiir ol, ser önüme kendini…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.