6
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
78
Okunma
Çok üşüyorum sanırdım oysa,
Meğer değilmiş...
Ruhumun en kuytu menzilinde
büyüyen,
O asil ve köklü özlemmiş.
Ne güneşin hoyrat sıcaklığı yetti
Bu kalbin buzunu çözmeye,
Ne de asırlar geçse unutturdu zaman,
İçimde beklediğim o mukaddes
nefesi.
Hangi ateşi yaksam kâr etmez artık
Bu ten sızısına...
Yokluğunun ördüğü o taştan duvarları
Eritmeye güç yetmez.
Şehir sükuta büründü şimdi,
Sokaklar kendi gölgesine çekildi,
Bir tek ben kaldım bu amansız
ayazda,
Yine senin adınla ısınarak.
Kimse bilmez, duymaz feryadını
İçimdeki bu sessiz dağın;
Sol döşümde derin bir mezar yatar,
Kimse bilmez...
O mezarın üzerinden
Beyaz kar hiç eksilmez, erimez...
Avuçlarım kanıyor şimdi
Soğuk toprağı eşelemekten,
Zemheri bir hasretle
O eski nefesi geri getirmek ister gibi.
Dudaklarımda dervişçe bir kilit,
Kalbimde binlerce hece...
"Seviyorum" diyemedim de dünyaya,
"Üşüyorum" dedim her gece.
Sırtımdaki o titreme soğuktan değil,
İsminin içimdeki yankısıdır;
Bu zifiri kış, sensizliğin
Ruhuma bıraktığı en derin mirasıdır.
Hadi gel, tek bir bakışın yetsin
Bu asırlık kışı bitirmeye;
Çünkü ben artık yoruldum ey yar,
Sonsuz sevdamı fani bir ayazla
örtmeye...
Ayla
15 06 2026
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.