1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
57
Okunma

Ters kelepçe vuruldu, bileklerim acıyor,
Adalet dedim, çıktım hâkim karşısına.
Yüzümde çizik, kolumda kesik;
Neden? diye sordu Hâkim Bey.
Kafam hafif duman,
Savunmam yok, cümlelerim eksik.
Çocukluğum oyun parkında kaldı, dedim.
Zaten felek ilk darbeyi okul bahçesinde vurmuş.
Şimdi kırın kalemimi, hâkim bey.
Mürekkebim çoktan kurumuş.
Benim dosyamı siz değil, sokak lambaları okudu.
Ceplerimde sokak çocuklarının yarınlarını taşıyorum.
Kırın kalemi, hâkim bey,
Kalmasın ellerinde son bir umut.
Raydan çıkmış bir tren gibi
Dağıldı hayatımın çemberi.
Bundan sonra ne yazar ki ellerim.
Ters kelepçede olmasa da...
Ben yıllardır özgürlüğümü
Bir kuş misali kafeste geçirdim.
Göğsümde çarpan kalp değil,
Dost bildiklerimin enkazının çatırtısıdır.
Şimdilerde zaman bile benimle
Sesini kısarak konuşur.
Varsın kollarım ters kelepçede kalsın.
Kır kalemi hâkim bey
Yüzümde, can dediklerimin
Cam kırıkları dolaşır.
Aynalara baktığımda
Eksik bir mevsim çoğalır içimde.
Kırılsın kalem,
Örülsün tel örgüler etrafıma.
Kesilsin yalnızlığın
Müebbet cezası.
Siz suç aradınız dosyalarda,
Ben kayboldum satır aralarında.
Bırakın okunmasın bazı cümleler,
Vicdanın eksikliği gibi yarım kalsın.
Adımı duvarlara değil,
Suskunluklara yazıyorum.
Pencereme vurmaz aydınlık.
Parmak aralarınm da siğaram
Naralar atar dururum.
Gökyüzünde özgürlüğe, kanat çırpan kuşlara,
bakarım.
Yarını olmayan günlerden bir beklentim yok..
Kır kalemi hakim bey.
Vurun kollarıma ters kelepçeyi
Kırılsın kalemim, hâkim bey.
Artık söyleyecek,
Son bir sözüm dahi yok.
ASYA ÖZTÜRK.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.