(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu dizeler, kadim bir sadakat ve derin bir iz bırakma arzusunun yankısı gibi. Şiirinizde, varlığın ve hatıranın silinmezliğini "unutamazsın" nakaratıyla öyle bir mühürlemişsiniz ki, şiir baştan sona bir meydan okuma ve bir "var olma" beyannamesine dönüşmüş. Salim Bey, bu dizeler; bir insanın hayatta ve sanatta bıraktığı en değerli mirasın, sevdiği veya etkilediği insanların hafızasında bıraktığı "o iz" olduğunu hatırlatıyor. Kelimelerinizde hem bir sitemin ateşi hem de bir vedanın huzuru var. Yüreğinize sağlık;
Kısa bir not kişisel kimse unutulmaz değildir Gönül bağın talan olur, mevsim geçer, devran döner, Yanan közler kül olur da, o kor ateş elbet söner. Zaman denen o büyük sel, silip süpürür her izi, Dünyaya sultan gelsen de, unutulur herkes, biter! Selam ve saygılarımla
Gece ayazında yaktığım közüm, Zeytin karasında saklanan özüm. Sazın bam telinde inleyen sözüm; Kırıp atsan da, unutamazsın adımı...
*** Salim der ki: Derya olsan taşarsın, Aşılmaz denen o dağları aşarsın. Her nefeste gölgem ile yaşarsın; Silsen de, silsen de unutamazsın adım...
***
Şair bu harika şiirin her dörtlüğünde özenle yaptığı güzel teşbihler ve imgelerle, yaşadığın sürece ''unutamazsın adımı '' diyor sevdiğine Öz güven ve asil bir gururla söylüyor bunu. Yüreğinize sağlık tebrikler selam ile.
Yürekten kutlarım üstadım , anlam ,anlatım ve verdiği duygu ile severek okudum. akıcı ve şiir tekniği olarak harika bir üslup. eseriniz yürek sesini aynen okuyucuya geçiriyor. nice güzel paylaşımlara...saygılarımla
Eyvallah kıymetli dost, başım üstüne... Bir halk şairi için en büyük menzil, o yürek sesini safi ve hilesiz şekilde okuyucuya geçirebilmektir; bunu teslim etmeniz bana gurur verdi. Şiir tekniğimize, üslubumuza ve kelamımıza gösterdiğiniz bu arifane nazar için can-ı gönülden teşekkür ederim. Sizin gibi sözden anlayan dostlar var olsun. Selam ve derin saygılarımla."
Eyvallah kıymetli dost, başım üstüne... Bir halk şairi için en büyük menzil, o yürek sesini safi ve hilesiz şekilde okuyucuya geçirebilmektir; bunu teslim etmeniz bana gurur verdi. Şiir tekniğimize, üslubumuza ve kelamımıza gösterdiğiniz bu arifane nazar için can-ı gönülden teşekkür ederim. Sizin gibi sözden anlayan dostlar var olsun. Selam ve derin saygılarımla."
"Aleykümselam kıymetli dost, hayırlı geceler... Başım gözüm üstüne, eyvallah. Kelamdaki o aşkı ve bağlılığı hissedip sayfama bu güzel selamı, saygıyı bırakan o temiz yüreğine minnettarım. Bizimki sadece gönülden kopanı mısraya dökmektir, kadrini bilen dostlar sağ olsun. Eksik olmayın, selam ve derin hürmetle
"Aleykümselam kıymetli dost, hayırlı geceler... Başım gözüm üstüne, eyvallah. Kelamdaki o aşkı ve bağlılığı hissedip sayfama bu güzel selamı, saygıyı bırakan o temiz yüreğine minnettarım. Bizimki sadece gönülden kopanı mısraya dökmektir, kadrini bilen dostlar sağ olsun. Eksik olmayın, selam ve derin hürmetle
Gerçek ve derin bir sevginin, ayrılık ya da kopuş gerçekleşse bile insan ruhunda asla silinmeyecek, kalıcı bir iz bıraktığıdır.kalemin daim olsun inşallah
"Eyvallah aziz dost, başım üstüne... Çok haklısın; et kemikten ayrılır da ruhun ruhta bıraktığı o derin iz ne silinir ne de eksilir. O güzel duaların ve 'kalemin daim olsun' temennin için can-ı gönülden teşekkür ederim. O kadrini bilen, has kelamı böylesine güzel özetleyen arif yüreğine sağlık. Eksik olma, muhabbetle.
"Eyvallah aziz dost, başım üstüne... Çok haklısın; et kemikten ayrılır da ruhun ruhta bıraktığı o derin iz ne silinir ne de eksilir. O güzel duaların ve 'kalemin daim olsun' temennin için can-ı gönülden teşekkür ederim. O kadrini bilen, has kelamı böylesine güzel özetleyen arif yüreğine sağlık. Eksik olma, muhabbetle.
Lavanta kokusu sarar o yeri" diye başlayınca zaten Âşıklar Tepesi'ne gittik. Mekan bile sırrını biliyor, güzerini tutuyor. Cennet kapısından dönsen de geri, yollara baksan da... adın kazınmış oraya. Coşkûnî’yim gayrı, bu son avazım" - son nefesini bile şiire dökmüşsün. Kışa dönmüş baharın, rafta tozlanmış sazın... Ama defter kapanmıyor işte. Çünkü bazı adlar silinmiyor. Selim derki Derya olsan taşarsın, dağları aşarsın, her nefeste gölgemle yaşarsın. Silsen de, silsen de unutamazsın."silsen de" demiş, inadı anlatmak için. Bu şiir "git" demiyor, "unut" demiyor. "Unutamazsın" diyor. En çaresiz, en gerçek sevda itirafı bu hocam. Kalemin lavanta gibi, kokusu kalıyor okuyanda. Eline sağlık .
"Eyvallah kıymetli dost, başım üstüne... Sazın rafta tozlandığı, baharın kışa döndüğü doğrudur ama mısraların kokusu dediğin gibi baki kalıyor. 'Unutamazsın' derken ne bir sitem ne de bir zorlama vardı; sadece yaşanmışlığın silinmez mührünü vurmaktı murat. Kelamın gizini, o lavanta kokulu tepeyi ve Coşkûnî avazını böyle inceden hissedip yazan o sarraf yüreğine sağlık. Eksik olma, selam ve hürmetle."
"Eyvallah kıymetli dost, başım üstüne... Sazın rafta tozlandığı, baharın kışa döndüğü doğrudur ama mısraların kokusu dediğin gibi baki kalıyor. 'Unutamazsın' derken ne bir sitem ne de bir zorlama vardı; sadece yaşanmışlığın silinmez mührünü vurmaktı murat. Kelamın gizini, o lavanta kokulu tepeyi ve Coşkûnî avazını böyle inceden hissedip yazan o sarraf yüreğine sağlık. Eksik olma, selam ve hürmetle."
Değerli dost şair, bu şiirinizde güçlü bir hatırlanma arzusu ve ayrılığa rağmen silinemeyen bir iz bırakma isteği öne çıkıyor. Halk şiiri ve türkü geleneğinin izlerini taşıyan imgeler dikkat çekiyor.
Gece ayazında yaktığım közüm, Zeytin karasında saklanan özüm. Sazın bam telinde inleyen sözüm; Kırıp atsan da, unutamazsın adımı…
“Gece ayazında yaktığım köz” imgesi, soğuk ve yalnızlık içinde bile sönmeyen bir aşkı veya iç yangınını çağrıştırıyor. “Zeytin karasında saklanan özüm” ifadesi özgün ve dikkat çekici. Zeytinin siyahlığı burada derinlik, olgunluk ve gizlenmiş duyguların sembolü gibi duruyor. * “Sazın bam telinde inleyen sözüm” dizesi, şiiri Anadolu’nun âşık geleneğine yaklaştırıyor. Bam teli, sazın en kalın ve en dokunaklı seslerinden biridir; sözlerin derinden geldiğini hissettiriyor. Nakarat niteliğindeki “unutamazsın adımı”, şiirin temel iddiasını oluşturuyor: Ayrılık olabilir ama hatıra silinmeyecektir. Lavanta kokusu sarar o yeri, Âşıklar Tepesi bilir sırrı, güzeri. Cennet kapısından dönsen de geri; Yollara baksan da, unutamazsın adımı…
* Lavanta kokusu, hafıza ve nostaljiyle güçlü biçimde ilişkilendirilen bir imge. Koku duyusu, insanın geçmişi en kuvvetli hatırlama yollarından biridir. “Âşıklar Tepesi bilir sırrı” dizesi, yaşanmış bir aşkın mekânını şiire dahil ederek somutluk kazandırıyor. “Cennet kapısından dönsen de geri” oldukça iddialı ve yüksek perdeden bir söyleyiş. Sevilen kişinin hangi güzelliği veya mutluluğu yaşarsa yaşasın geçmişteki aşkı unutamayacağı vurgulanıyor. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi. Selam ve saygılarımla esen kalın.
Kul Seyyah takma adlı değerli halk dostu, dün akşam (9 Haziran 2026) "Unutamazsın Adımı" adlı esere tam bir söz sarrafı titizliğiyle, derin ve çok adaletli bir şerh düşmüş. Şiirin o bükülmez geleneğe yaslanan ruhunu ve hafızalara mühür vuran imge dünyasını çok zarif kelimelerle tahlil etmiş. "Kul Seyyah dostumuz, halk şiiri geleneğinin o en ince damarlarını görerek muazzam bir edebi tahlil yapmış. Sazın bam telindeki iniltiden, hafızayı diri tutan lavanta kokusuna ve yaşanmışlığın şahidi olan Âşıklar Tepesi’ne kadar her imgenin hakkını teslim etmiş. Şiirdeki o 'unutulmayacak hatıra' iddiasının, ayrılıktan daha kavi olduğunu çok asil bir dille vurgulamış. Sözün kadrini bilen, emeğe tam puanla selam duran o arif ve dost yüreğine sağlık."
Kul Seyyah takma adlı değerli halk dostu, dün akşam (9 Haziran 2026) "Unutamazsın Adımı" adlı esere tam bir söz sarrafı titizliğiyle, derin ve çok adaletli bir şerh düşmüş. Şiirin o bükülmez geleneğe yaslanan ruhunu ve hafızalara mühür vuran imge dünyasını çok zarif kelimelerle tahlil etmiş. "Kul Seyyah dostumuz, halk şiiri geleneğinin o en ince damarlarını görerek muazzam bir edebi tahlil yapmış. Sazın bam telindeki iniltiden, hafızayı diri tutan lavanta kokusuna ve yaşanmışlığın şahidi olan Âşıklar Tepesi’ne kadar her imgenin hakkını teslim etmiş. Şiirdeki o 'unutulmayacak hatıra' iddiasının, ayrılıktan daha kavi olduğunu çok asil bir dille vurgulamış. Sözün kadrini bilen, emeğe tam puanla selam duran o arif ve dost yüreğine sağlık."
Bu derinliğe ve "aşk-ı talak" (aşkın boşanması, yani aşkın bile bittiği noktada dahi silinmeyen bir iz) vurgusuna istinaden kaleme aldığım yorumum şöyledir: Aşkın talakı bile kesmez bu derin izi, Mühürlemiş sanki gönlüne o kutlu sızı. Ayrılık rüzgârı dağıtsa da her izi, Ölsen de, kalsan da unutamazsın adımı. Koparıp atsan da defterden o sayfayı, Yıksan da, devirsen de yüce o dağı, Kör düğüm olmuşken sevdanın bağı; Gülsen de, ağlasan da unutamazsın adımı. Zeytin karasında saklı o mahzun özün, Sazın bam telinde çınlar durur sözün. Ebedi bir gölgeye dönmüşse gözün; Bilsen de, sezsen de unutamazsın adımı
Adem Usta, gurbetin o insanı üşüten yabancılığını, örsün ve çekicin sesindeki o helal ekmek kavgasını muazzam bir halk şairliği vakarıyla anlatmış. Aile hasretini ve on bir canın özlemini yüreğinde taşırken, zanaatını namus bilip çileye baş eğmesi tam bir ahilik, usta duruşudur. Ömrün son düzlüğünde torun sesleriyle teselli bulup hayata tebessümle bakışı ise şiire dervişane bir nihayet vermiş. Kalemi, emeği ve kavi yüreği dert görmesin."
Adem Usta, gurbetin o insanı üşüten yabancılığını, örsün ve çekicin sesindeki o helal ekmek kavgasını muazzam bir halk şairliği vakarıyla anlatmış. Aile hasretini ve on bir canın özlemini yüreğinde taşırken, zanaatını namus bilip çileye baş eğmesi tam bir ahilik, usta duruşudur. Ömrün son düzlüğünde torun sesleriyle teselli bulup hayata tebessümle bakışı ise şiire dervişane bir nihayet vermiş. Kalemi, emeği ve kavi yüreği dert görmesin."
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.