(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kaleminizi sizi kutluyorum Gönül sesiniz hiç susmasın Kaleminiz hüzünden kederden değil İlhamdan umuttan ve güzellikten konuşsun Nice güzel dizelere Selam ve saygılarımla hocam
Yüreğinize, kaleminize sağlık üstadım. Alevi-Bektaşi geleneğinin o derin ve kadim nefesini, Kerbela'nın sönmeyen ateşini ve Hüseyin sevgisini kelimelere öyle bir işlemişsiniz ki... "Fırat mahzun akar, Dicle kederli" dizesiyle coğrafyanın kaderini ve içimizdeki sızıyı birleştirip, "Ne sitem eyledim ne de şikâyet" teslimiyetiyle o hüznü adeta asil bir duaya dönüştürmüşsünüz. Gönül meclisinde dertle pişip aşkın ateşine sarılmak, bu toprakların ezber ettiği ama ancak böylesine hakiki bir kalemle yeniden can bulabileceği bir duygu. Varlığınız ve güçlü kaleminiz daim olsun.
Değerli şairim bu şiiriniz, güçlü bir tasavvufî ve Alevî-Bektaşî geleneği içinde yazılmış, Kerbelâ yasını bireysel manevi yolculukla birleştiren bir deyiş havası taşıyor. Hem tema hem de dil bakımından halk şiiri geleneğine yakın.
Manevi yolculuk: İlk dizedeki "Erenler elinden içtim badeyi" ifadesi, ilahi aşkın ve irfanın sembolik olarak mürşitten alınmasını anlatıyor. "Gönül tekkesi" ise insanın iç dünyasını bir dergâh gibi tasvir ediyor. Kerbelâ motifi: "Kerbelâ çölünde gördüm ben gamı" ve "Hüseyin aşkına döktüm gözyaşı" dizeleri, Kerbelâ'yı yalnızca tarihî bir olay olarak değil, hakikat uğruna çekilen acının evrensel sembolü olarak ele alıyor. Tasavvufî semboller: Bade, tekke, pir, veli, cem meclisi, Hak giysisi gibi kavramlar şiire geleneksel bir derinlik katıyor. Duygu yoğunluğu: Her dörtlüğün "ağladım" sözcüğüyle bitmesi, şiire ağıt ve yakarış havası veriyor. Bu tekrar, şiirin duygusal bütünlüğünü güçlendiriyor. Şiirin dili akıcı ve sade. Kafiye düzeni genel olarak tutarlı; özellikle son dizelerdeki "ağladım" redifi şiire ortak bir ritim kazandırıyor.
"Alev alev yanan şu canı başı" dizesinde "canı başı" kullanımı kulağa hoş ve güçlü geliyor.
Alev alev yandı can u başım.
"Fırat mahzun akar, Dicle kederli" güzel bir imge oluşturuyor; ancak hemen ardından gelen:
Çöllere savruldu bu can zifiri.
dizesinde "zifiri" sıfatının kullanımı karanlık anlamına geliyor... "Bu can zifiri" yerine "zifiri gecelere", "zifiri kedere" gibi bir tamlama anlamı daha belirgin bir halde.
Gözümün yaşını sildim ağladım.
İfadesi hoş bir şekil oluşturuyor. Bir yandan gözyaşını silmek, diğer yandan ağlamaya devam etmek, tasavvufta "vuslatın gözyaşı bitirmez" düşüncesini çağrıştırabilir. Eğer bu bilinçli bir tercihse çok etkili; "Gözümden yaşlar döktüm ağladım"ifadesi şiiri elemli bir hale götürüyor. Şiirin en güçlü yanı, Kerbelâ'yı tarihî bir anlatı olmaktan çıkarıp kişisel bir irfan yolculuğuna dönüştürmesi. İlk kıtada arayış, ikinci ve üçüncü kıtalarda acı ve teslimiyet, dördüncü kıtada hidayet, son kıtada ise cem ve Hak'ka yöneliş anlatılıyor. Bu yapı şiire bir iç bütünlük kazandırıyor.
Eğer bu şiir saz eşliğinde okunacak bir deyiş olarak düşünülmüşse, dili ve tekrar yapısı buna oldukça uygun. Yazılı şiir olarak değerlendirildiğinde ise bazı imgelerin biraz daha özgünleştirilmesi, onu benzer temalı eserlerden daha belirgin biçimde ayırabilir.
Genel değerlendirmem: Duygusu samimi, geleneğe bağlı ve tasavvufî sembolleri yerli yerinde kullanan başarılı bir şiir. Küçük dil ve imge dokunuşlarıyla etkisi daha da güçlenebilir. Değerli üstadım, tek kelimeyle tebrik ediyorum ve kutluyorum sizi. Selam ve saygılarımla esen kalın. Mutlu ve huzurlu bir yaşam dileklerimle.
Alevi-Bektaşi tasavvuf geleneğinin ve ehl-i beyt sevgisinin derin hislerle işlendiği, nefes formunda muazzam bir şiir. Kerbelâ acısını, Pirlerin yolunu ve zikir neşvesini "Salim" mahlasıyla samimi bir dilde birleştiren eser; gözyaşını bir feryat değil, Hak yolundaki aşkın ve arınmanın nişanesi olarak hissettiriyor. Kalemin daim olsun saygılar...
Hu De" başlıklı şiirinizdeki o derin tasavvufi nefes, aşka ve hakikate yönelen samimi duygu insanı adeta bir gönül meclisine götürüyor. Pirlerin, erenlerin izindeki o mütevazı ve dervişane edayı mısralara böylesine içten aktardığınız için kaleminize, yüreğinize sağlık. Kelamınız daim, ilhamınız bol olsun.
Alevi-Bektaşi ve Tasavvuf edebiyatının köklü nefes/deme geleneğini; Kerbelâ hüznü, hakikat arayışı ve teslimiyet temalarıyla son derece vakur ve içten bir dille yansıtıyor.kalemin daim olsun inşallah
Ehl-i Beyt sevgisini, tasavvufî derinliği ve Hak aşkını yürekten gelen dizelerle çok güzel işlemişsiniz. Kerbelâ'nın hüznü ile gönül yolculuğunu aynı potada eriten, maneviyatı güçlü bir eser olmuş. Kaleminiz daim, gönlünüz irfanla dolu olsun. Muhabbetle, tebrik ediyorum.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.