1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
36
Okunma
Solgun bir ışık süzülüyor perdelerin arasından.
Her gece ona dalıp gidiyorum uzun uzun.
Öyle yavaş ilerliyor ki zaman,
sanki saatler bile sensizliği taşımaktan yorulmuş...
Ben, kendime bile ağır gelen adımlarla odanın içinde dönüp duruyorum.
Duvarlarda yankılanan her nefesim,
senden kopup bende kalan bir parçayı hatırlatıyor.
Şimdi bir boşluk var artık;
Öyle geniş ki içinden geçerken bile üşüyor insan.
Bir gün yine,
sesini omuzlarıma bırakarak gittin.
Ardından kalan o sızı,
göğsümün tam ortasında büyüyen bir yaraya dönüştü.
Hani bazı acılar vardır ya;
dokunmazsın ama içten içe kanar.
İşte öyle bir şey...
Hatırlıyorum...
Bir bakışın vardı, bir de suskunluğun.
Suskunluğun bile şiirdi o zaman.
Konuşmasan da anlardım.
Çünkü insan en çok sevdiğinin sessizliğine alışıyor,
en çok orada kayboluyor.
Ben seni unutmamaya çalıştıkça,
seninle yanmaya devam eden bir yanım var hâlâ.
Geceleri uykumdan uyanıyorum.
Rüyalar bile seni geri getirmeye cesaret edemiyor.
Uyansam eksik, uyusam karanlık...
Gökyüzüne baktığımda anlıyorum ki
hiçbir yıldız senin kadar yakın değilmiş aslında.
Adını her söylediğimde, kalbimde gıcırtısı olan bir kapı açılıyor.
Gireni yok, çıkanı yok...
Ama o kapı hep aralık.
Şimdi içimde sakladığım bütün suskunluklar,
senin gidişinle büyüyen o karanlığın içine akıyor.
Kendime soruyorum:
Bir insan, bir başkasının yokluğunda nasıl hâlâ var kalabilir?
Cevabını bulamıyorum.
Belki de bazı sorular, cevapsız kalınca daha gerçek oluyor.
Sen gittin.
Bense yarım kalan bir hikâyenin içinde,
tamamlanmayı unutmuş bir cümle gibi kaldım.
Ne devam edebiliyorum,
ne de geri dönebiliyorum.
Ve içimde hâlâ söyleyemediğim o son sızı duruyor:
Kendine kıymak intiharsa, gözlerinde gördüğüm neydi?
Söndürmek istesem de yıldızları anlatmaya dilim varmıyor.
Yangın gibi bir şeydi...
Ölmek belki bir sondu ama,
o bile seninle güzeldi.
Ölmek belki bir sondu ama,
o bile sende güzeldi...
Umut Sandalı
21.01.2026 / Erzurum
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.