0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
47
Okunma
Kırık dökük umutlarım
Hangi yana dönsem yalnızlık
Kime güvensem sonu hüsran
Umutlarım darağacında
Duygularım firari
.Mülteci bir yalnızlık göğüs kafesimi parçalar
Zemheri ayazı içim
Şimdi hangi limana sığınsın yorgun yüreğim
Hangi rüzgar alır içimdeki külü?
Kendi gölgem bile terk etmişken beni
Söyle, hangi güneş ısıtır artık beni
Yıkılan umutlarımın altında kaldım,
Ne sesimi duyan var, ne el uzatan
Sessizce gidiyorum bu kentin sokaklarından,
İçimde hiç doğmayacak bir sabahın sancısıyla.
Usulca yol alıyorum bilmediğim yarınlara
Bırakıp ardımda hesabı kesilmemiş sevdaları,
Bir bavul dolusu sitemle gidiyorum.
Gözlerimde biriken son yağmurlar damlasıda düştü
Artık ne bir bekleyenim var,
ne de dönecek bir yurdum
Adımlarım ağır,
yüküm hüzünden ibaret.
Her köşe başında .bir parçam kalmış olsa da,
Sönsün ışıklar, kapansın artık perde;
Ben biten bir hikayenin son cümlesi
Bir filmin son sahnesiyim.
Yoruldum sahte yüzlerden,
Dost görünen cakallardan
Ekmeğimi yiyen nankörletden
İki yüzlü şeytanlar dan
yoruldum çok yoruldum
Şşşşş sesiz olun ..
Yalnızlığın koynunda
kara toprağın bağrında uyumaya gidiyorum
Sesiz olun dinlenmek istiyorum.
Örtün üzerime gecenin en koyu rengini,
Uzanmasın artık o sahte elleriniz bana.
Ne bir ağıt yakın ardımdan,
ne bir damla yaş dökün arkamdan.
Birtek annem gelsin yanı başıma.
Bu sessiz vedamı karanlığa gömün.
Söndü artık içimdeki o son yangın,
bitti kavgam dindi öfkem
Hesabımı mahşere bıraktım
İnandıklarınız sizin olsun
Şimdi ne bir sitem,
ne de kalbimi acıtan sancı var.
İhtiyacım olan Sadece derin bir uyku,
ve sonsuz bir gökyüzü.
Şşşşş, sesiz olun nefes bile almayın,
Ben nihayet... huzuru buldum....
Ertaç eral
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.