2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
77
Okunma
Ellerimde yıllanan bu kısır bilmecenin
Birleşiyor silueti bin asırlık gecenin
Gözlerini usulca tınılayan vesvese
Yapayalnız kalırdım yüreğini vermese
Bir an var; kırıyor anne kilimlerini
Düşüyor alev topu, yakıp iklimlerimi
Basıyor kara bulut ansızın maviliği
Ve kusur işliyor nakış nakış safiliği
Bükülmüyor yalnızlığın içinde onun adı
Uçmayı öğrenmemiş kuş misali kanadı
Asılsız ihbarlar, uğultulu sokaklar
Ölüm ölüm heryere beni soracaklar
Ecel meleği tuttu ruhun, çıkarıp aldı dersin
Ummana kafa tutan bir küçük sal’dı dersin
Yakıyor Züleyha gözün, en çetin al’ları
Yakıyor beni sana getiren o sabahları
Sen dahi içimin yangınıni bilmezsin
Nehirler ortasında seni arıyor sesim
Islak toprak kokusu tütsülüyor baharı
Penc-i sır fırtınası ütülüyor dağları
Sen Züleyha, ufkumda coşan zümrüt tanesi
Sen Züleyha ömrümün ebedi mihmanesi
Belki ruhum ey yar, şehrine yükselir
Seni gören bu aşk, barıştırır küsleri
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.