1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
52
Okunma

Bir gece ansızın doğar mavi ay,
Yıldızlar susar, rüzgâr ağlar derinden.
Gökyüzüne düşmüş bir hüzün gibidir;
Ne tam dolunay, ne de yeni bir iz dermandan.
Yoktu bir eşi, ne yaz ne de baharda,
Sadece bir ömürde bir kez açan çiçek.
Yüreğimde bir yara kabuk tutmaz oldu,
Her mavi ay düştüğünde kanar içime çiçek.
Ne gidersin, ne kalırsın, ne de söyler gözlerin,
Sadece belli belirsiz bir sızı kor içimde.
Mavi ay ışığında boğulur sesim,
Ve sen gittikçe daha mavi olur özlem içimde.
Zaman akar, aylar geçer, sular durur derinde,
Hasret bir yangına döner, kül olur ellerimde.
Gökyüzüne sorarım: Bir daha ne zaman?
Sessizce kaybolur ay, bir rüyada olduğum içimde.
El sürme bir daha mavi ayın rengine,
Yanar tenim, yanar sözlerim, yanar her hece.
Hani bana bahardı verdiğin her söz?
Şimdi mavi ay altında savrulur birer birer.
Bakışların vurdukça cam gibi göğsüme,
İçimde bin parçaya bölünür yalnızlık.
Mavi ay yürür sessizce damla damla peşim sıra,
Yokluğun bir kolye gibi düşmüş, boynumda ağırlık.
Dön desem, dönmezsin artık.
Bilirim, her mavi ay bir vedadır aslında.
Giderken aydınlanır yüreğimin karanlık odaları,
Ama her ışık bir yara açar, her yara bir zaman.
Beklemek mavi midir, bilmem?
Belki de evet, çünkü sen gideli
Gökyüzü bile tutmaz oldu rengini,
Yalnız mavi ayın vakti gelir de
O gece her şey yeniden mavi olur.
Ve bir ömür biter, bir mavi ay söner.
Geriye tek bir şey kalır:
İçimde sonsuzluğa akan,
Mavi bir yağmur…
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.