7
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
62
Okunma
Dokuz ve Son.
Bu sana dokuzuncu mektubum,
Dokuzuncu niyazım ve en sonuncu...
Fark etmiyor artık bu yangının sonucu,
Göründü ikimize de uçurumun bu buzdan ucu.
Derler ki; her saf aşkın gökte bir meleği varmış,
O aşk bitince melek ağlar, bir yıldız intihar edip kayarmış.
Kaldır başını, bak gökyüzüne;
Bütün görünmeyenler yasta şimdi,
Bütün yıldızlar sana "Gitme" diye yalvarmakta fırtınayla.
Sense hâlâ o kupkuru inat kalesinde,
Bense bir beyaz kartal kanadıyla resmini çiziyorum bu son nefeste.
Oysa aylar var ki umutlarım komada,
Ve bu yaralı yüreğim acil bir aşk aramakta.
Tarihi geçmiş bir sevdayı eskitmişiz koynumuzda,
Gözyaşlarımı madalya yap göğsüne giderken;
Çünkü kapattım aşkın bütün sayfalarını.
Son postayı koydu sabrım yalnızlığıma,
Ve son resti çekti gözlerim dönüşü olmayan yollarına.
Yine de üzülme;
Olur da bir gün zamansız kapanırsa gözlerimi,
Sana anlatamadığım bu aşkı orada meleklere anlatacağım.
Ve işte o gün, iki damla yaş düşecek kirpiklerinden;
Seni de sana ağlatacağım.
Dedim ya usta;
Bu dokuzuncu Bismillah, dokuzuncu mühür ve sonuncu...
Sen yepyeni aşklara yolcusun artık,
Ben o en eski, o en asil yalnızlığıma yolcu...
Hasan Belek
Akçay
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.