1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
42
Okunma

...dünü Mardin’de geçenlerin diliyle...
Kalbimin kuytusunu sarıp sarmalarken gam,
Bir bulut gibi çöktü yine Mardin’e akşam
Hasretten daha koyu, gecenin yüzü kara!
Ne zaman iyileşir yüreğimdeki yara?
Hilâlin şavkı vurur Kale’nin taşlarına
Gönlüm nasıl dayansın hasret gözyaşlarına?
Şimdi nereye baksam, dünden haber veriyor
Yüreğimdeki buzlar gün doğmadan eriyor
Hayatta verdiğinin çoğunu alan Mardin!
Gecenin tenhasında kapımı çalan Mardin!
Dünü temaşa ettim bir taş evin camında
Kirpiklerim ıslaktır bu Mardin akşamında!
Sıra gecelerinde eyvanlardan ses gelir
Sanki Mazıdağı’ndan bir sıcak nefes gelir
Gece vakti depreşir uykuya dalan dertler
Davetsiz misafirdir kapımı çalan dertler
Geçmişten haber verir taşların suskun dili
Geceme şûle olur gök kubbenin kandili
Bu hüzün akşamında mâziye dalan Mardin!
Belleğimde sadece hayali kalan Mardin!
Her köşen bir aynadır saçımın aklarında
Çocukluğum saklıdır Mardin sokaklarında
Aktıkça zaman nehri baharı güz eyledim
Midyat’a, Nusaybin’e uzaktan göz eyledim
Gümüş telkarilerde yaşar altın çağını
Kim unutabilir ki kadim Mazıdağı’nı
Zamanın urganına gönlümü bağlamışım
Abbara gölgesinde oturup ağlamışım
Bugünkü yitiğini dününde bulan Mardin!
Hatıralara dalıp saçını yolan Mardin!
Ev sahipliği yapmış Dara nicelerine
Ulu Cami göz kırpar Mardin gecelerine
Kalp gergefinde nakış, o ki dünün rüyası
Artuklu tuvalinde Osmanlı’nın boyası
Sana dair iz taşır yüreğimde (n)asırlar
Taşlar dile gelince aşikâr olur sırlar
Düşmüşüm yollarına dünümü arıyorum
Pusulam ol ey Mardin, yönümü arıyorum!
Mâziyi yâd ettikçe gözleri dolan Mardin!
Geçmişten geleceğe masaldır kalan Mardin!
03 Haziran 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.