2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Bu aşkı aşk-ı mecâzî sanırdım evvel ben,
Meğer her iz bir işâretmiş cânâna, rûşen
Döndükçe gönül anladı her şey bir nükteymiş
Sevda eken cânlarla dönermiş bu cihân
Mecnûn gibi ararım her dem Leylâ’yı meşk ile,
Ey Âdem, senlik benlik silinsin aşk ateşiyle
Sabr eyle ki aşk seni aslından aslına çeksin
Yanmayan gönül ne bilsin sırrını imtihânın
Bu duyulan ses değildir yalnızca ney sadâsı,
Her nağmede gizlidir elest meclisinin nidâsı
Aşk ile yanan insanda döner âlem bir anda
Zerreler devrân eder, aşk’ı yayar her yana
Gönül aynası saf olsa görünür nûr-ı hakîkat,
Pas tutarsa perde olur rengârenk bu kâinat
Bir tebessüm sanma aşkı şu fânî dünyâ içinde
Her gülüşte saklı bir sır, her sırda başka vuslat...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.