11
Yorum
30
Beğeni
4,8
Puan
351
Okunma
ben sussam
yaralarından konuşsa nisan
nihavent bir fasılda
rüzgara bıraksak kabuklarımızı
hatmi çiçeği taksa yakamıza
ayet ayet şifalansak
gezinirken şiirin mahcup sokaklarında
dokunsak
sen bana
ben sana
ve uyansak
alın beni buradan
hiçliğin oturaklı
sıfatlarında
ağırlaşıyorken bileklerimdeki hicran
dilimin zembereği
nezaketini unutacak birazdan
sükutun etekleri tutuşacak
hikayesi olmayan aşktan
ganimetlerini toplarken
hüzün denen o kıştan
alın beni buradan
yada durun daha erken
ölgün kıyıların kutsal resitali var sahnemde
terk edersem
parmak uçlarımdaki
küçük küçük kadınların
dikişleri sökülür erkenden
alın beni buradan
ruhumun kadavrasını suya tutuyor adam
usumun girdaplarına
karanfil dikiyor
acıya tamahkar
alın beni buradan
azrailin cebindeki yaşlı ağaçtan
su verin sustuklarıma
konuştuklarım küllerimi savursun
evvel zaman yazıtlarından
alın beni
subdural kanamalar beynimin içindeki
çalkantılı yaşam hücrelerine nüfus etmeden
alın
öpün kasvetli baharlıklarımdan
yedi verenler filizlensin
göğsümün altındaki kafesten
duyuyor musun
uyuyor gece
kabusların eşiğinde
bir bir dökülmüşüz
kimsesizliğin cümlesine
söyleyin efendi
hangi eski kitaplardan soyundunuz
o giyindiğiniz mecalsiz ağıtları
yıkanmış taşları
kurutulmuş ahları
söyleyin efendi
gül dökün kederime
ben kendime yağmur
bulutsuz ülke
içimi içime katıyor
zarafetinizdeki o narin buse
alın beni buradan
sırtımda ateşten duvar
bu kül bu duman
karanlığın miracına yükselmiş
beyaz kağıtlar
acımtırak ayazlar
ve sen efendi
gel kalbe yaslan
dilimin ökçesinde yeni yetme umutlar
zilime basıp kaçan çocuklar
güneşe merdiven dayamışlar
ecelin korkuyu astığı saatlerde
acının ipini çekmişler
yaslan
ALMA beni buradan
ürküt kuşlarımı
ayaklarıma takılan telaşlarımı
sevda kadavrasının ırmağına akıt gözyaşlarımı
belki cehennemimize kar yağar
kırmızıdan...
5.0
94% (15)
1.0
6% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.