1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
25
Okunma
Ey yüksek koltuklarda büyüyen adamlar…
Camdan saraylarınızdan bakınca
Görünüyor mu bu memleketin karanlığı?
Bir annenin boş tenceresi,
Bir çocuğun bayram sabahı sakladığı yırtık ayakkabısı
Ulaşıyor mu vicdanınıza?
Siz sıcak salonlarda
Kahvenizi yudumlarken;
Bu memlekette bir anne
Çocuklarını aç yatırmamak için
Suyun içine ekmek doğrayıp
Çorba diye önlerine koyuyor.
Ve siz hâlâ
Refahtan söz ediyorsunuz…
Ey makam arabalarının gölgesinde yaşayanlar!
Hiç gece yarısı
Açlıktan uyuyamayan bir çocuğun sesini duydunuz mu?
Hiç utanıp
Marketten geri bıraktığınız bir ürüne baktınız mı?
Hiç cebinizde son parayla
Ekmek mi alınır, ilaç mı diye düşündünüz mü?
Bilmezsiniz…
Çünkü sizin sofranızda artanlar bile
Bir mahallenin karnını doyurur.
Sizin çocuklarınız oyuncak beğenmezken,
Bu memlekette çocuklar
Bayram sabahı eski ayakkabısını silip seviniyor.
Sizin odalarınız sıcak…
Ama bu şehirde
Kömürsüz gecelerde üşüyen insanlar var.
Sizin yüzünüz gülerken
Bu memlekette babalar sessizce çöküyor,
Anneler gizli gizli ağlıyor.
Ey vekil diye seçilenler!
Hangi milletin vekilisiniz siz?
Açlıktan susan insanların mı?
Yoksa yalnızca
Kendi saltanatınızın mı?
Bir annenin duasını değil,
Ahını aldınız siz…
Ve bilin;
Mazlumun ahı
Bir gün taş duvarları bile yıkar.
Bakın sokaklara…
Gençler umudunu kaybetmiş.
İnsanlar yaşamıyor artık,
Sadece ay sonunu bekliyor.
Kiralar dağ olmuş,
Faturalar cellat gibi kapıda.
Ama siz…
Hâlâ birbirinize alkış tutuyorsunuz.
Biriniz çıkıp da demiyor ki:
“Bu halk neden ağlıyor?”
Çünkü siz
Milletin sesini değil,
Sadece kendi yankınızı dinliyorsunuz.
Bir annenin mutfağına girin bir gün…
Boş dolabın önünde duran o sessizliği görün.
İnsan bazen açlığa dayanıyor da
Evladının gözündeki mahcubiyete dayanamıyor.
Saraylarınız büyüdükçe
Bu memleket küçüldü.
Sizin sofralarınız çoğaldıkça
Halkın ekmeği eksildi.
Ve şimdi bayram geliyor…
Kimi çocuk bayramlık bekliyor,
Kimi çocuk yalnızca tok uyumayı…
Ey koltuk sevdasına düşenler!
Bir gün o makamlar bitecek.
Koridorlar boşalacak,
Mikrofonlar susacak,
İsimleriniz tabelalardan inecek.
Ama bu halkın çektiği acılar
Tarih gibi kalacak ardınızda.
Çünkü siz
Bir milleti yoksulluğa değil,
Sessizliğe mahkûm ettiniz.
Şimdi hangi vicdan açıklayacak bunu?
Hangi söz örtecek
Bir annenin gözyaşını?
Ve bilin ki;
Bir ülkede çocuklar açsa,
Anneler çaresizse,
İnsanlar yaşamaktan yorulmuşsa…
Orada en büyük yoksulluk
Vicdandadır.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.