0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
6
Okunma
Ömrüm…
Bu şiiri sana sadece kelimelerle yazmıyorum.
İçimde yıllardır susturduğum ne varsa,
hepsini yavaş yavaş önüne bırakıyorum.
Çünkü insan bazen
en büyük sevgisini anlatamaz.
Dil susar,
gözler yorulur,
ama kalp vazgeçmez.
Sen benim bu dünyadaki
en büyük alışkanlığımsın.
Öyle alışmışım ki sana;
sesin olmayınca ev eksik geliyor,
bakışın değmeyince gün kararıyor sanki.
İnsan bazen bir kişiyi değil,
onda bulduğu huzuru severmiş.
Ben sende
kendimi sevdim ömrüm.
Bir bilsen seni nasıl sevdiğimi…
Öyle herkese anlatılacak gibi değil bu.
Ben seni göstererek değil,
içimde büyüterek sevdim.
Bir ekmeği bölüşürken,
gecenin bir vakti yorgun yüzüne bakarken,
hasta olduğunda sabaha kadar uyuyamazken sevdim seni.
Yani öyle gelip geçici değil…
İçime kök salmış bir sevda bu.
Hatırlıyor musun ömrüm…
Bazı geceler hiçbir şey konuşmadan otururduk.
Dışarıda hayat devam ederdi
ama bizim içimizden sessizlik geçerdi.
Ben o anlarda bile
sana bakıp şunu düşünürdüm:
“Bu kadın giderse
ben bir daha hiçbir yerde tamam olamam.”
Çünkü sen benim
yarım kalan tarafımı tamamlayan tek insandın.
Benim içimde çocukluğundan beri üşüyen bir adam vardı.
Hayata erken kırılmış,
erken yorulmuş bir adam…
Sen geldin,
o adam ilk kez dinlenmeyi öğrendi.
Ben seni öyle bir sevdim ki ömrüm…
Bazen adını içimden geçirince bile
boğazım düğümlendi.
Bir şarkıda seni aradım,
bir sokakta seni hatırladım.
Çayın buharında bile yüzün vardı sanki.
Çünkü insan
gerçekten sevdiği kişiyi
her şeye benzetiyor.
Senden önce de yaşıyordum belki
ama eksik yaşıyormuşum.
Sen geldin,
bir ev sadece duvar olmaktan çıktı.
Bir sofranın bereketi oldun,
bir yastığın huzuru oldun.
Benim en karanlık günümde bile
içime ışık düşüren sendin.
Bazen seni kırdım biliyorum…
Hayatın yükünü yanlışlıkla sana taşıttım.
Yorgunluğumu sustum,
öfkeye çevirdim bazen.
Ama inan ömrüm,
ben bu dünyada kimseyi
seni sevdiğim kadar sevmedim.
Çünkü sen benim için
sadece sevdiğim kadın değil,
nefes aldığım yerdin.
İnsan sevdiğine alışıyor derler ya…
Ben sana alışmadım ömrüm,
sana bağlandım.
Bir ağacın toprağa tutunması gibi,
bir yaranın merheme muhtaç olması gibi…
Öyle derin,
öyle çaresiz bağlandım sana.
Bir gün sesin çıkmasa
evin duvarları üstüme gelir sanıyorum.
Bir gün gözlerin bana eskisi gibi bakmasa
içimde bütün mevsimler kış olur.
Çünkü ben seni sadece mutlu günlerde sevmedim.
En yorgun hâlinle,
en kırgın bakışınla,
hayata küstüğün anlarda bile sevdim.
Sen benim
duaya açılan ellerimsin ömrüm…
Gece herkes uyuduğunda
aklıma düşen ilk şeysin.
Bir gün bu dünyadan göçüp gidersem
inan bana,
ardımda bırakacağım en büyük şey
sana olan sevgim olacak.
Çünkü ben seni
bir heves gibi değil,
bir ömür gibi sevdim.
Ve eğer bir gün
saçlarına biraz daha ak düşerse,
ellerin biraz daha yorulursa,
yüzündeki yıllar çoğalırsa…
Bil ki ben seni
ilk günkü gibi değil,
her geçen gün daha fazla seveceğim.
Çünkü gerçek sevda
zamana yenilen değil,
zaman geçtikçe derinleşendir.
Şimdi biri bana dese ki:
“Bu hayatta en çok neye inandın?”
Hiç düşünmeden şunu söylerim:
“Bir kadının gözlerinde
kendime rastladım.
Adını herkes başka söyledi…
Ben ona sadece
‘Ömrüm’ dedim…”
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.