8
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
96
Okunma

19 Mayıs 1919
Karadeniz’in dalgaları o gün adeta bir milletin acısını, öfkesini ve umudunu aynı anda taşıyordu. Samsun limanı, tarihin en kritik dönüm noktalarından birine tanıklık etmek üzere sessizce bekliyordu. Osmanlı İmparatorluğu’nun son demleriydi. İstanbul işgal edilmiş, padişah ve saray suskunluğa gömülmüştü. Vatanın her köşesi düşman çizmeleri altında inim inim inliyordu. Ordular dağıtılmış, silahlar toplanmış, umutlar tükenmiş gibi görünüyordu. Millet, adeta büyük bir mezarın içine doğru sürükleniyordu.
İşte tam bu karanlığın en koyu olduğu anda, Bandırma Vapuru ufukta belirdi. İçinden çıkan adam, Mustafa Kemal, ne büyük bir orduyla ne de göz kamaştırıcı bir güçle gelmişti. Yanında sadece birkaç silah arkadaşı, sarsılmaz bir irade, derin bir vatan sevgisi ve “Bu vatan bölünmez, bu millet esir edilemez” diyen çelikten bir inanç vardı.
O, Samsun’a ayak bastığı anda sadece bir limana değil, bir milletin kaderine adım attı. O adım, yıkılmış bir imparatorluğun küllerinden yepyeni bir devletin doğuşunun ilk kıvılcımıydı. O adım, esarete boyun eğmeyenlerin, zulme karşı “dur” diyenlerin, karanlığa rağmen aydınlığı seçenlerin ilk manifestosuydu. 19 Mayıs 1919, sadece bir çıkarma günü değildir. 19 Mayıs, bir milletin “yeniden doğuş” ilanıdır. Bir milletin “bitmedi” dediği, “başlıyoruz” diye haykırdığı gündür.
Mustafa Kemal Samsun’a çıktığında biliyordu ki önünde çok uzun, çok çetin ve çok kanlı bir yol vardı. Amasya Genelgesi’yle millete seslenecek, Erzurum ve Sivas Kongreleriyle milletin iradesini ortaya koyacak, Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni açacak ve nihayetinde düşmanı denize dökecekti. O, sadece bir komutan değildi. O, bir milletin öğretmeni, bir milletin kurtarıcısı, bir milletin geleceğe uzanan eliydi.
Ey Türk gençliği !
Siz o vapurdan inen ateşin torunlarısınız. Siz, o zor günlerde “Ya istiklal ya ölüm” diye haykıran yiğitlerin devamısınız. Siz, karanlığın en derin olduğu anda bile “Işık doğudan gelir” diye inananların mirasçılarısınız. Atatürk bu bayramı size armağan ederken sadece bir tatil günü vermedi. Size büyük bir emanet bıraktı. “Bütün ümidim gençliktedir” derken, bu milletin geleceğini, bağımsızlığını, aydınlığını ve onurunu sizin omuzlarınıza emanet etti.
19 Mayıs size şunu söylüyor:
Düşünün, sorgulayın, araştırın, bilin.
Bilimi, sanatı, teknolojiyi, düşünceyi el üstünde tutun.
Vatan sevgisini hiçbir şeyin önüne koymayın.
Haksızlığa karşı dimdik durun.
Karanlığa teslim olmayın, aydınlığı çoğaltın.
Bu topraklar kolay kazanılmadı, kolay da kaybedilmez.
Bugün 19 Mayıs’ı kutlarken sadece geçmişimizi anmıyoruz. Aynı zamanda geleceğimizi de şekillendiriyoruz. Samsun’da yakılan o ateş bugün hâlâ yanıyor. Her okulda, her üniversitede, her spor sahasında, her laboratuvarda, her sanat atölyesinde, her genç yürekte o ateş yaşamaya devam ediyor.
Ey gençler!
Omuzlarınızda ağır bir miras, ama aynı zamanda çok parlak bir gelecek var. Bu ülkeyi daha güçlü, daha adil, daha müreffeh, daha aydınlık yarınlara taşımak sizin elinizdedir. Atatürk’ün izinden yürüyün, ama o izleri sadece takip etmeyin; gerektiğinde yeni yollar da açın. Çünkü o size sadece bir miras bırakmadı, aynı zamanda bir görev ve bir sorumluluk da bıraktı.
19 Mayıs, her yıl bize şunu hatırlatıyor:
Milletler uyanık olduğu sürece yaşar.
Gençler bilinçli, çalışkan ve vatanperver olduğu sürece bu vatan ilelebet payidar kalacaktır.
O yüzden bugün bir kez daha haykırıyoruz:
Samsun’dan başlayan o kutlu yürüyüş hâlâ devam ediyor.
Ve o yürüyüşün en güçlü, en dinamik, en umut dolu halkası sizlersiniz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
Atatürk’ün Samsun’da yaktığı ateş sonsuza dek sönmesin.
Bu vatan, bu bayrak, bu Cumhuriyet ilelebet payidar kalsın.
Gazi Şahin
Kul Yorgun
18 Mayıs 2026
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.