0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
35
Okunma
Demlenmiş gecenin uzak yollarının yolcusuyum
Kuzgun kuşların yörüngesinin içinde
Adım adım geçtim yokluk sokaklarını
Anlam veremedim
İçimde dönüşen suveydanin rengine
Divit ucuna bağlasam Ebrulileri
Dolandırsam rengârenk renkleri
Aydınlatsa beyazlar karanligi
Yirtsam çepeçevre saran kambur zarları
Dogrulsam kalksam ayağa
Kimseye tutunmadan
Güzel hayatlar sunulmuştu önüme
Zengin kizlar varlıklı saraylar
Kim girse yıkanırdi içinde
Şaşaali görkemli denizin mavisinde
Sular çekilir mi insandan
İlgi mi azaltılır yalnızlıktan
Kactikca kaçtım içimde dönen yıldızdan aydan
Bir parça mutlulukla yırtındi çoğu zaman
Başka gölgelerden göremedim önümü
Yıkıldı dünyam
Bir deniz kiyisinda
Sahilde bir barda
İçerken kızıl yıldızlı kederleri
Yoktan yokluktan arınmışken tüm mahalleli
Üzerime yürürken afakanini şaşırmış pusula
Kendi kederlerimi yiyip bitirken içimde
Ölüm haberi geldi Emineden
Çekildi dünyam
Memleket hasreti bağlamıştı burnunu
Çekti çekti uçtu gitti hayatımdan
İnsanlar tesadüfen karşılasmazlar
Onları karşılaştıran Allah tir derler ya
Öyle de oldu sahil kasabasinda
Denizin karşısında
Sevgiye bu kadar acıkan birini daha görmedim yaşarken
Genç yaşlı dinlemiyor gelince ölüm
İster zindanda ister sarayda
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.