1
Yorum
5
Beğeni
4,7
Puan
35
Okunma
İlk kucağına alan ben oldum seni,
İlk merhaba dediğin insan ben...
Ağlamadın hiç,
Sanki tanır gibi tebessüm ediyordun bana.
Ve o saf kokun hâlâ burnumda...
Bebekliğinde, burnunu kulağıma dayar,
Nefes alışını dinlerken ikimiz uyuya kalırdık.
Bebekken sen anlatırdın ,
Nefesinle sen bana o masalları.
Ben uyumadan uyumazdın sen,
Ben eve gelmeden, seni öpmeden
Dalmazdın o derin uykularına.
Her gün bir masal düşünürdüm sana anlatacak;
Ezberlerdin hepsini, şaşırsam kızardın,
Sen anlatırdın doğrusunu.
Hani bir pideci dükkanı vardı hastane caddesinde,
Ne zaman canın pide çekse
Ya karnın ağrır, ya boğazın...
Kucağıma alıp giderken hastaneye,
Tam pideci dükkanının önünde iyileşirdin.
İlacındı ,baba kız; iki porsiyon pide, iki açık ayran...
O gece anlatacağımız masalı konuşurduk.
Sen o masallar ile büyür,
Ben o masallar ile uyurdum.
Beş yaş küçüktün ablandan.
Hatırladın mı, elimde bir paket;
Ablana aldığım o ilk kırmızı telefonu?
Küçüktün, ağlamaklı bakıyordun bize,
Ama ben çoktan koymuştum okul çantana
O telefonun pembesini gizlice.
Bilirdin ; ona ne alırsam sana da alacağını...
Kader işte, sen yedi yaşına gelene kadar gidebildik
O pideci dükkanına.
Sen yedi yaşına basana kadar yiyebildik o pideleri,
İçebildik o açık ayranları.
Sen yedi yaşına basana kadar anlatabildim o masalları
Bir soğuk mahkeme salonunda unutturdular bize o masalları.
Her anlattığım, her dinlediğin masal,
O gün çivi gibi çakıldı yüreğime, hepsi tek tek.
Yıllar su gibi geçti babam...
Şimdi ben binlerce kilometre uzakta,
Sen masalları o aldığım pembe telefondan dinliyor,
Her hasta oluşunda, tek başına,
O pideci dükkanına gidiyor,
Sorsam ; "İyileştin mi, ağrıların geçti mi?" diye.
Diyorsun ki bana: "İki porsiyon pide, iki açık ayran içtim ama...
Sensiz bu ağrılarım geçmiyor, geçmiyor baba."
5.0
67% (2)
4.0
33% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.