1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
49
Okunma
Bu şiir, aslında bir vazgeçişin değil, bir teslimiyetin hikayesi.
Yollara bakıyor; yollar sonsuz, yollar yorgun. Kalbindeki o derin yaranın ancak o "tek kişi" geldiğinde sarılacağını biliyor ama kaderin elinin hiç gülmediğini de iliklerine kadar hissediyor. Şafakların sökmesi, güneşin doğması onun için bir şey ifade etmiyor; çünkü onun sabahı, sevdiğinin gülüşünde kalmış.
Şarkının o meşhur nakaratı, "Söyle kim anlar ki benim halimden?" diye yükseldiğinde, aslında sadece kendi sessizliğine sormuyor bu soruyu. O an, koca bir şehrin, kalbi kırık binlerce insanın ve hatta ölümün bile bu sevdayı anlamayacağını haykırıyor.
Hikayenin sonunda Selahattin şunu fark ediyor: Başına gelen ne dertti, ne kederdi, ne de sadece bir aşktı. Hepsi birleşip tek bir isim olmuştu. O isim ne candı ne nefesti... O isim, sadece ve sadece "O" idi.
Bu yüzden her dize, her vuruş aynı yere çıkıyor: "Sensin sevdiğim sensin."
Gece çöker sessiz, esen yel olur,
Gözyaşım dökülür, taşan sel olur.
Hasretin içimde derin el olur,
Ne dertti ne kederdi,
Sensin sevdiğim sensin.
Söyle kim anlar ki benim halimden?
Düşmüyor feryadın, gitmez dilimden.
Kurtar bu sevdayı ölüm elinden,
Ne dertti ne kederdi,
Sensin sevdiğim sensin!
Yollarına baksam ucu görünmez,
Bu gönül yarası sensiz sarılmaz.
Sana giden yollar neden yorulmaz?
Ne aşktı ne ateşti,
Sensin sevdiğim sensin.
Söyle kim anlar ki benim halimden?
Düşmüyor feryadın, gitmez dilimden.
Kurtar bu sevdayı ölüm elinden,
Ne aşktı ne ateşti,
Sensin sevdiğim sensin!
Şafaklar sökülse sabah olmuyor,
Boş kaldı şu gönlüm, yeri dolmuyor.
Kaderin elinde yüzüm gülmüyor,
Ne candı ne nefesti,
Sensin sevdiğim sensin.
Söyle kim anlar ki benim halimden?
Düşmüyor feryadın, gitmez dilimden.
Kurtar bu sevdayı ölüm elinden,
Ne candı ne nefesti,
Sensin sevdiğim sensin!
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.