2
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
524
Okunma
Sen bir mavi ışıktın,
El değince sönen,
Gölge düşünce kırılan.
Ama ben, asla korkmadım sana dokunmaktan,
Çünkü aşk, küllerin bittiği, acının dindiği yerdi.
Anılar özlem vagonlarıyla yüklü şimdi.
Gün, söğüt ağacının dalları kadar uzun,
Ben yoksul bir sığınmacıyım gölgende
Yangınlardan kaçmış.
Saatlerin amansız çarkları arasında,
Sıkışmışken,
Gözlerinin renginde
bir sığınak arıyorum
Geceyi bölen bu fırtınalı sessizlikte,
Adını sayıklıyor,
İçimdeki kimsesizlik .
Sana yazılmış her mısraı,
Bir yangının pençesinden kurtarmak için ,
Çabalıyorum
Ama her seferinde .
Elimde sadece kırık bir kalem,
Göğsümde inatçı bir keder,
Ağır, taş gibi katılaşmış sanki
bana mani oluyor.
Yanımdayken,
Öz sensin, can sensin.
Yürek perdesini yırtan,
İçimde ki karları eriten,
Yeşili filize çeviren. .
Ama sensizken ,
Göğsümde bir sızı taşlaşır,
Kalbimden siyah bir pıhtı çözülür,
Kan gibi dolaşır,
Zehir olur damarlarımda,
Hayatı zindan eder bana.
Sen, ey dolunay,
Geceyi bıçak gibi yaran,
Sen ey ,
Göğsümün en kuytu yerinde kanayan yara,
Külüm yok, dumanım yok,
Dermanım yok
Beni sana götürecek mecalim yok.
İçim bir kıyamet,
Dışı sükût, içi volkan,
Bir çığlık korosu.
Her defasında sen,
Her defasında hazan yaprakları gibi savruk .
Kül kokulu bir rüzgâr ol.
İn ruhuma .
Kelimeler tuz buz , dağılsın köşe bucak.
Umudum alev,
Alın terim kor,
Hayallerim bir avuç küle dönüşsün..
Ve ben,
Her sabah aşkınla uyanayım.
Hani hayallerimiz vardı
Bir türlü dokunamadığımız;
Bıçak sırtı kadar keskin,
Kıl köprüler kadar ince...
Ateş denizlerinde
Kâğıttan gemilerle gezindiğimiz
Ve rehin düşmüştü düşlerimiz
Korsanlara .
Birlikte savunmuştuk ,
Hayallerimizi, sevdalarımızı, heyecanlarımızı.
Birlikte saklamıştık deli dolu haylazlıklarımızı,
Beraber çizmiştik sınırlarımızı.
Sınırlarım, şehirlerim, vadilerim, dağlarım;
Denizlerim, göllerim, nehirlerim, ormanlarım
Senin avuç içlerinde büyümüştü,
Aynı kütüğe yazılıydı kimliğimiz .
Sana uğramadan çıkmıyordum şehre .
Dönüşlerimin hepsi sanaydı,
Hayaline,
Hatırana.
Bak şimdi, yollar uzuyor aramızda,
Kilometreler devriliyor,
Ama ruhum hep senin bastığın toprakta heyecan buluyor.
Hangi kitabın ortasından konuşsam eksik kalıyor,
Hangi kelimeye sığınsam hüzne boyanıyor.
Sen benim hiç bitmeyen gökyüzümdün oysa;
Yıldızların sönük kaldığı o sonsuz boşlukta.
Ufkumu aydınlatan,
Biricik hilalimdin .
Senin yanında.
Aynı hasretin çilesindeydik;
Ben sende görüyordum yüzümü,
Sen bende buluyordun umudunu.
Yeniden var oluyorduk.
Seninle, her defasında.
El ele tutuştuğumuzda.
Kiraz yaprakları titrerken,
Kırılmış bir dal gibiyim
Bir kıyıda unutulmuş
Kalbimin ateşine ,közüne
Rüzgar ol
Bir esinti ol, bir nefes ol, gel
ruhum duman duman
İçim bir gelincik tarlası gibi
Kızıllara bulanmış.
Sana geldikçe,
Seninle yan yana yürüdükçe,
Toprak kazanıyordu yürek devletim.
Dört bir yanı sevgiyle çevrili bir yurda dönüyor,
Her seferinde...
Hala sürgünlerin uzağına düşürüyorsun ,
Sancılı bekleyişlerimi.
Ümidin tarlasına ekiyorsun ,
Yakarış tohumlarımı;
Sessizce...
Ben seni sır diye tutarken kalbimde,
Tutup iki yakamdan...
Sen beni kalbinden atıyorsun,
Şimdi arkanda bıraktığın bu enkazı iyi izle,
Gidişinle devrilen bu tahtı
artık kimse düzeltemez.
Sen kalbimin içindeki o kutsal mabedi yıktın;
Ben seni cennet sayarken,
Sen beni cehennem ateşine attın.
redfer
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.