0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
39
Okunma
Kaderin Tuzakları
Yalan sözler dökülürken, gökten kar misali
Kandırılmış bir yürek döner kendi ellerine,
Gözlerinde isyan, içindeki yangınla sırılsıklam.
Intrigalar sarmaşık gibi dolanırken çevresine,
Kör gözler, kendi gölgelerinden bihaber,
Kırık cam parçaları gibi ışıldar geceye.
Kaderin kurbanı, yazgısı sandığı sahte aşklarda,
Bir devin düşüşü gibi, sessiz ama derinden
Yıkılır aileler, ardında yalnızlık izleri bırakır.
Sahnede sayısız oyuncu, her biri bir başka maske,
Kalpler kalmaz el değmemiş, yorulmuş umutlar,
Kapalı kapılar ardında bekleyen düşler gibi savruk.
Kaleler kurmuştu sevgiye, ama kalem bile kalmadı
Kaleşçe vurulan o, bir anlık sessizlik
Yıkık duvarlar altında kaybolan eski tatlılıklar.
İçinde yangınlar, öfkenin dumanı yükselirken
Bir daha asla diyordu kendi kendine,
Ama her seferinde, yeni bir oyunun kurbanı olurdu.
Geceler sessiz, yalnız köpeklerin havlaması duyulurken,
Ay, gözyaşı gibi süzülürken bulutların arasına,
Kara toprak, gölge gibi kucak açar boş kalplere.
Tuzakların arasında, yolunu kaybetmiş bir çocuk gibi
Zaman, kum saatinden dökülen umutlar misali akarken,
Kader, bir kez daha mazisini hatırlatır.
İhanet, rüzgarla fısıldarken kendi hikayesini
Yırtık bir mendil gibi, acıların izleri derinleşir,
Ve o an, kaderin pençesinde bir daha düşer insan.
Bu hikaye, bir zincir gibi birbirine bağlı
Her halkanın arkasında saklı kalan sessiz çığlıklar
Ve kader, bir bilmece gibi çözülmeyi bekler her defasında....
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.