2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
140
Okunma
Lüften şiirin videosunu dinleyip yorumlar kısmına yorumlarınızı videoda yazarsanız çok memnun olurum.
KARA FERMAN, KARA YAZGI
(HİLARE)
Hilare: köyün o en güzel gülüydü;
Bilmiyordu ki yâri artık ölüydü...
Hilare, neden uçan kuşların kanadı yok?
Neden, neden Hilare, sesimi hiç duyan yok?
Hilare, bugün benim düğün günümdü;
Çalgı neden yok, çengi neden yok?
Neden bu sükût-u feryadı okuyor herkes?
Hilare, neden, neden Hilare?
Bugün neden ördüler gelinliğimi siyah dantelle?
Neden terk ettiler beyazla örülmeyi?
Kulaklarım sessizliğe çok sağır,
İçim içime geliyor, çok ağır...
Neden, neden Hilare, ezelim neden bugün yanıyor?
Köyün tam ortasında su niye kaynıyor?
Gelen giden sus pus, her gözde bir yaş, bir câle akıyor.
Bakma öyle mahzun Hilare, bakma gözümün içine;
Bu siyah dantel yakışır mı de, bir gelinin düşüne?
Hilare, bu sessizlik bana ne anlatıyor?
Gözlerimi kapamak istiyorum meçhul kuytularda,
Efsunlu bir figan geçerken içimden,
Sessizliğin çığlığı gelecek davulla zurnayla.
Hilare, yoksa O’na bir şey mi oldu?
Gönderirken beyazdan ördüm çoraplarını,
Kokumu mendiline koydum.
Hilare, elindeki o mendil, benim örgümdü!
Neden yumruk gibi düğümlenmiş eline?
Neden ardında duruyor?
Hilare, anlat bana ne oldu yarınlara?
Neden siyahtan dikiyorlar nakışlı gelinliğimi?
Hilare, nefeslerim cayır cayır yanıyor,
Bağırıyor içimden bir ses, bana bağırıyor.
Ne olur anlat, bu kaynayan su niye?
Hilare, gördüğümü görüyor musun omuzlar üzerinde?
Kim veda etti bu mihnet-i dünya sürgününe?
Kim veda etti?
Hilare, Mazhar’ıma ne oldu? Bugün dönüş günüydü.
Mazhar’ım, zuhurun bu kara gün müydü?
Herkes soluk alıyor da, nefesi kesilen niye?
O taşınan niye?
Hilare, yoksa...
Omuzlarda giden o tabut, benim körpe ömrümdür;
Mühürlü vuslatımız mahşere mi kaldı?
Oyyyyy Hilare, yoksa... yoksa Hilare?
Hilare, o gözyaşın niye, o mendil niye?
Hilare, o taşınan yârim ise daha yaşamak niye?
Hilare, tut elimi, götür beni;
Götür uzak bir yere.
Üşüyorum Hilare, hem de çok üşüyorum,
O’nu toprağa vermeyin, ben üşüyorum.
Hilare, bağır ne olursun duyan olursa;
Yanına kazsınlar benim için,
Bir yastıklık yer için.
Hilare, giydir bana o siyah dantelli, işlenmiş gelinliğimi;
Giydirin bana o siyahı, kuşatın yaslı belimi.
Bugün vuslat mahşeredir, kimse tutmasın elimi.
Şeb-i Arus’um Hilare, ağıtlarda oyy gülüm,
Toy günüm oldu bana hicran günüm.
Hilare, götür beni, uzanayım yanına;
Tutuşturun ellerimizi birbirimizin ervahına,
İki canı bir mühürle ebediyete bağlayın.
Örtün Hilare, örtün benim üstümü,
Mendile dolamışsın ondan kalan izimi.
Hilare, üşüyorum...
Avuçlarıyla döksünler üzerime toprağı,
Karışsın arasına kır çiçeklerinin yaprağı.
Üşüyorum Hilare, çabuk örtün üstümü...
Sesimi susturun, nefesim yârimin toprağına emanet.
O siyah danteli, kaderimin üstüne örtün.
Mazhar’ın soğuk elini avucuma koyun;
Biz bu berzah yolunda, birbirimize tutunarak göçelim...
Kaderimiz siyah dantelle biçilmiş Hilare,
Bu vuslat değil, ezelden yazılmış bir çile.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.