Olumlu ve coşkuluysanız, insanlar sizinle zaman geçirmek ister. jeff keller
özgür sayık
özgür sayık

ANKARANIN RESMİYETİ

Yorum

ANKARANIN RESMİYETİ

( 3 kişi )

2

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

315

Okunma

ANKARANIN RESMİYETİ

ANKARANIN RESMİYETİ

ANKARA’NIN RESMİYETİ

Coğrafyamda kayboldu izin,
Bulanmışsın cumhuriyetin tozuna.
Bir ustura dizgisi haritan;
Ah Ankara, neden tarihler
Bin dört yüz iki deyince yas düşer bağrıma,
Adın, katı bir emir gibi ceket düğmeletir bana?
Omuzlarda dört yıldız, kumaşlar resmi,
Geçit törenlerinde buz kesiyor kaldırımlar.
Kitabî bir destandır bu emirlerden yayılan;
Gözümün görebildiği eskortlar, renkli plakalar.

Ankara; çok gizli evrakların” şehri.
Yorgun Anadolu’nun dağınık başısın sen.
Yol boyu dizi dizi hiza almış bakanlıkların,
Önlerinden geçtikçe "devletsi" korkular birikiyor içimde.
Birbirinden endamlı, mühür kolonlu binalar;
El verir muhtarlara, kaymakamlara, valilere.
Pas tutmuş resmi yalanlar süslenip,
Pelesenk edilir o esnek dillere.

Çehrende dağınık şehirlerin temsili,
Resmedilmişsin 1923’ten beri.
Dolaştığım sokaklar plaka kırmızısı;
Ara sıra yeşil ve siyah parlar yanlarında,
Konvoy olup geçiyor resmi yalanlar.

Kuytu sokaklara sığınmış ücreti asgari alanlar;
Kışlalarda yeşil bir esas duruş, dipdiri gömlek kesilmiş.
"Er" diye verdik, hizmetçi kesilmiş terhisi uzayanlar...
Hani peygamber ocağıydı bu ocak?
O vakit kimdir bu çengi, kimin ezgisidir bu çalan?
Nasıl da sarsıyor "Allah" diyen kalpleri!

Nereden çıktı bu sirenler, bu havalı kornalar?
Hep bir adım önde mi gider tepeli lambalar?
Bürokratik yazgı mı, girecek benim de bahtıma?
"Hâmili kart yakınımdır" yazıyordu oysa...
Garajlar dolusu misafirler gelir meclise,
Her beş yılda bir ondan giyinir elbise.
Evet ne evettir burada, hayır ne hayırdır;
Çare arayanlar bilir ki, taşrada çöl görünen
Mecliste çayırdır.

Ne çekti be Hacı Bayram’ı Veli,
Duvarlarında yankılanan tövbelerden!
ATM’lerde kuyruk tutan talebelerden habersiz;
Göremiyor fildişi kulelerinden şehre bakanlar,
Freni patlak kanunların ezdiği o başları.
Oysa senin için bir Resmi Gazete
Haberinden ibaret hepsi...
Bir de ivedi dolaşan atama haberleri,
Yayılınca bir yalan rüzgârıyla kulaklara;
On Kasım’da cumhurun kabrinde dualar,
Doluşur dudaklara.

Benzemez başka hiçbir yere,
Ankara bambaşka bir şehir.
Anlayamaz onu hiçbir zaman,
Besmelesi "resmî" olmayanlar.

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Ankaranın resmiyeti Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Ankaranın resmiyeti şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ANKARANIN RESMİYETİ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
13.4.2026 06:54:18
5 puan verdi
Ankara'yı sadece bir başkent olarak değil, bürokrasinin soğuk duvarları, resmiyetin ağırlığı ve halkın sessiz çığlıklarıyla örülü karmaşık bir kimlik olarak resmediyor. Şair, şehrin 1923'ten beri süren "resmi" yüzü ile sokaklardaki gerçek yaşam arasındaki uçurumu keskin bir dille ortaya koyuyor.

Resmiyetin Soğukluğu ve Bireyin Yabancılaşması Şiirin en baskın teması, devlet aygıtının birey üzerindeki ezici etkisidir. "Bin dört yüz iki" (1402 Ankara Savaşı) tarihine atıfla başlayan yas hissi, şehrin tarihsel hafızasında saklı acıları işaret ederken; "dört yıldız", "resmi kumaşlar" ve "buz kesen kaldırımlar" imgeleri, askeri ve bürokratik hiyerarşinin insan sıcaklığını nasıl dondurduğunu anlatır.

Şair, bu resmiyetin bir "ustura dizgisi" gibi haritayı çizdiğini, yani planlanmış ama ruhsuz bir düzeni simgelediğini vurgular.

Görünmezler ve görünen yalanlar Şehir iki katmanda yaşatılıyor: Bir yanda "renkli plakalar", "eskortlar" ve "mühür kolonlu binalar" ile süslenen görkemli yüz; diğer yanda "kuytu sokaklara sığınmış ücreti asgari alanlar" ve "terhisi uzayan askerler".

Bu tezatlık, "resmi yalanlar"ın ne kadar yaygın olduğunu ve halkın (özellikle Hacı Bayram Veli'nin manevi mirasına sahip çıkanların) bu sistemde nasıl dışlandığını gösteriyor.

Şair, fildişi kulelerden şehre bakan yöneticilerin, ATM önündeki sıraları veya freni patlak kanunların ezdiği hayatları göremediğini sert bir dille eleştiriyor.

Şiirde dini referanslar da bir çelişki aracı olarak kullanılıyor. "Peygamber ocağı" olarak nitelendirilen orduya veya devlete duyulan güven, "çengi" ve "ezgi" soruları üzerinden sorgulanıyor

On Kasım'da kalabalıklaşan mezarlar ile yılın geri kalanındaki "resmi gazete" haberleri arasındaki zıtlık, devletin halka olan yaklaşımının sadece törensel ve yüzeysel kaldığını ima ediyor.

Ankara'nın eşsiz ve anlaşılmaz Kimliği Şiirin sonunda varılan sonuç, Ankara'nın "besmesi 'resmî' olmayanlar" tarafından asla tam anlamıyla anlaşılamayacağı yönünde.

Bu şehir, kendi içinde kapalı, kendine has bir mantıkla işleyen, hem görkemli hem de yorgun, hem tarihi hem de modern yalanlarla beslenen tekil bir mekan olarak tanımlanıyor.

Şair, bu "bambaşka" yapıyı kabul ederken aynı zamanda onun yarattığı yabancılaşma hissini de okuyucuya kusursuz bir şekilde aktarıyor.

TEBRİKLER KUTLARIM KALEMİNİ
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
12.4.2026 16:07:53
5 puan verdi
Şiir, Ankara’yı yalnızca bir şehir değil; bürokrasi, devlet dili ve resmiyetin sembolü olarak ele alan güçlü bir eleştirel metin. İmgeler yoğun, ton sert ve yer yer ironik; özellikle “resmî evrakların şehri”, “devletsi korkular”, “resmî yalanlar” gibi ifadeler şiirin merkezindeki hicvi belirginleştiriyor.

“Şehir bazen sokaklardan değil,
evraklardan kurulur…
ve bazı yerlerde insan,
yaşadığını değil imzalandığını hisseder.”

Yüreğinize sağlık, bu çarpıcı ve düşünsel yönü güçlü dizelerinizle etkileyici bir eser okudum. Kaleminiz daim olsun, selam ve saygılarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL