0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
36
Okunma
Ne kötü değil mi sanmak…
İnsanın en çok da “sandığıyla” yanması
Değer verildiğini sanmak
Bir bakışın içinde kendini özel sanmak
Bir “nasılsın?” sorusuna
Dünyanın en kıymetlisiymiş gibi sarılmak
Önemsendiğini sanmak
Gece mesaj beklemek
Gelmeyince bile
“Yoğundur” diye kendini kandırmak
Sevildiğini sanmak
Bir suskunluğu bile aşk saymak
Bir dokunuşun eksikliğini
Hasret sanıp avunmak
Yüreğinin yüreğine değdiğini sanmak
Aynı ritimde atıyor diye kalpler
Kendi kalbini ona uydurmak
Uyumsuzluğu bile kader sanmak
Ve sonra…
Gün geliyor
Her şeyin adı değişiyor
Bir yanlış anlamanın içine düşüyorsun
Bir cümlenin eksik yerinde kalıyorsun
Bir bakışın aslında bakış olmadığını
Bir susmanın sevgi değil, kaçış olduğunu öğreniyorsun
En acısı da şu:
Sen hep “vardı” sanarken
Meğer bazı şeyler hiç olmamış
Sadece sen büyütmüşsün
Sadece sen inanmışsın
Sadece sen tamamlamışsın eksikleri
Yüreğinde yara açana
Yüreğini kapatmadan iyileşemezsin
Ama insan…
En çok da sevdiğine kapatamıyor işte
En çok orada kanıyor
En çok orada “belki” diyor
Sonra anlıyorsun…
Bazı insanlar için sen
Gerçek değilmişsin
Sadece bir ihtimalmişsin
Geçici bir hismişsin
Bir anlık “sanmak”mışsın
Ve o zaman
İçinden sessizce bir şey kırılıyor
Ne bağırarak…
Ne ağlayarak…
Sadece susarak
Çünkü en büyük kırılma
Ses çıkarmaz
Ve sen…
Bir gün aynaya bakıp diyorsun ki:
“Ben çok şey sanmışım…”
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.