9
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
205
Okunma
Bir gölgenin ucuna düşen
nazlı çiçeğimsin sen, yiğidim.
Bakışlarımın gölgesinde
kahpe kurşun hedef almış sol yanını..
Bir yiğit düştü yere, bir kör kurşunla,
dağların yamaçlarından
keskince gelip canımda cana dayandı…
Dağların eteğinde, yalın ayak.
Bir merminin kurbanı mı oldun?
Düştün sol yanına…
Oy nazlı yiğidim.
Boynumu büktüm, çöktüm dizlerim üstüne,
feryadım dağlara vurur,
ürperten yankılı bir sesle.
Kan çiçekleri toprağı yardı, ağlar,
kollarım cansız bedenine sarar…
Oyy… yandı ciğerim,
tabutun omuzlarda ağır.
Sessizce geçersin yollarımdan.
Bir yaprağa sararım acı dolu kederimi,
tütünden bir nefes gibi içime çekerim…
Mercan bakışın kaldı gözlerimde,
kurban olduğum,
üstüm başım darmadağın…
Yüreğime düştü bu yangın, gayrı sönmez.
Sigaramın ateşini basarım canıma.
Sen göğsünü kahpe bir kurşuna mı siper ettin?
Oluk oluk kanlar değdi
ellerime, yüzüme…
Dağların uğultusu çarptı yüzüme,
sesim kırıldı, bir fısıltıya döndü.
Kök salmış çınar, topraktan ayrılsın,
yiğidim, al kızıl kanlara bürünmüş…
Aktı gözlerimden kan kızılı yaşlar…
Bir merminin yazgısı oldu kaderin.
Oy, yaktın; ciğerim kül oldu, bak.
Sende geriye ne kaldı bana?
Bir dağ yankısı,
bir “yandım anam” sesi,
bir de adın…
Gün batıp gitmiş ait olduğu yüce divana,
oy nazlı yiğidim, sarılmış beyaz kefene…
Gülmeyen yüzüm karaya çaldı,
yandı acıyla, kavruldu yüreğim,
oy nazlı yiğidim.
Asya Öztürk
22.08.2024
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.