0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
37
Okunma
Güneş bile tellerin ardına takılmış burada…
Umutlar soğuk, geceler uzun, sessizlik ağır.
Bu şarkı; özgürlüğü olmayan bir yerde,
özgürlüğü kalbin içinde arayanların hikâyesi…
Dört duvar arasında geçen bir ömür,
özlemi hiç dinmeyen bir “sıla” hasreti…
Sabır taşsa da, umut bitmez bazen…
Ama içteki yara hep sessiz kalır.
Güneşi tellere asmışlar burda,
Umutlar ayaza kesmiş be usta...
Dört duvar arası bitmeyen keder,
Ömürden çalıyor bu sessiz pranga.
Ranzamın ucuna çöktü yine akşam,
İçimde birikir, dinmeyen bir gam.
Duvardaki takvimden bir yaprak düştü,
Gönlümdeki kuşlar, sılaya uçtu.
Yollar mı kapalı, kader mi küstü?
Gönlümüz suçsuzken, mahpuslu usta...
Sabır dedikleri taşmış burada,
Yüreğim yaralı, ıssız kıyıda.
Mektuplar sararmış, köşesi yanık,
Geceler dilsizdir, rüyalar tanık.
Demir kapıların o soğuk nefesi,
Kırılmış kanadı, gönül kafesi.
Bir çay demlerim, dumanı tütmez,
Bu dert biter mi, bu çile bitmez...
Sıla burnumda tüter de durur,
Hasretin dalgası, kıyıma vurur.
Yollar mı kapalı, kader mi küstü?
Gönlümüz suçsuzken, mahpuslu usta...
Sabır dedikleri taşmış burada,
Yüreğim yaralı, ıssız kıyıda.
Güneşi tellere asmışlar burda,
Umutlar ayaza kesmiş be usta...
Ömürden çalıyor bu sessiz pranga,
Gönlümüz suçsuzken, mahpuslu usta...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.