6
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
132
Okunma

Ölümün saati yok;
Sen, her sözümü veda say.
Ölümün saati yok;
Sen, gülüşlerimi veda say.
Geldik elbet, gideceğiz;
Kimseye kalmayacak bu yalancı dünya.
Sonunda vuslata ereceğiz;
Sen, her "seni seviyorum" dememi veda say.
Bir gün olur da ağlarsan arkamdan,
"Güldü ve gitti," dersin.
Ağlama sakın, kıyamam gözyaşlarına;
Sen, vedayı sonmuş gibi sev.
Bana sıkı sarıl, belki
Bir daha elin boş kalacak.
Ben ölmüş, sense boş duvarlara kafanı vuracaksın;
Sen, her sarılarak uyuduğumuzu veda say;
Çünkü belki de son kez sarılmış olacaksın.
Vakit dolup da sustuğunda bu dilim,
Tutunacak dalın kalmaz, tutmaz ellerim.
Ardımda bıraktığım o bir tek resmim;
Sana baktığım her anı veda say.
Sırtımda dünya yükü, gönlümde hüzün;
Artık ne gecesi kalır bu işin ne de gündüzün.
Ecel kapıyı çalıp da sarardığında yüzüm,
Yastığındaki o boşluğu veda say.
Toprak ana kucağını açtığında bana,
Hakkını helal et, kırılma sakın cana.
İsmim geçtiğinde bir gün gelir de yanına;
Yüreğinde sızlayan o son ahı veda say.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.