3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
138
Okunma

DUVAK TELİ
Bir tencere kaynar, Uygur elinde,
İçindeki dert mi, aş mı bilinmez.
Nice feryat saklı, duvak telinde,
Gözlerdeki kan mı, yaş mı bilinmez.
Beş vaktin beşinde, mescidler yasak,
Doğu Türkistan’ı yapmışlar basak,
Ölenler kurtulmuş, kime ağlasak?
Yürekler kaya mı, taş mı bilinmez.
Büyük mü, küçük mü, hatun mu er mi?
Üstüne eğilsek, bizlere der mi?
İkiye ayırmış yüzlerce mermi,
Gözün üstündeki, kaş mı bilinmez.
Şurada burada binlerce beden,
Suçları Türk olmak, yok başka neden,
Yatıyor yerlerde bir gün görmeden,
Bacak mı, ayak mı, baş mı bilinmez.
Her evin içinde en az bir Çinli,
Fıtraten Türk olan, ırkıma kinli,
Kanımı içmeye, dünden yeminli,
Kırk dokuz sonrası, kış mı bilinmez.
Bunlar insan değil, benzese bile,
Kızları bırakır zorla hamile,
Çoğu candan geçer, bu utanç ile,
Ecel can alıcı kuş mu bilinmez.
Kırk milyon soydaşım, kapılmış sele,
Nice suskun yürek, sanki bir köle,
Bu korkunç sessizlik, asıl mesele,
İnsanlar sarhoş mu, keş mi bilinmez.
Bu kader mi şimdi, müslüman ruha?
Bin defa veyl olsun, sessiz güruha,
İnşallah ihanet, erer vüzuha;
Susanlar canlı mı, leş mi bilinmez.
İş olsun diyerek, atıp tutanlar,
Yalanın üstüne yalan katanlar,
Yamyam Çinlilere, Türk’ü satanlar,
Yaşanan gerçek mi, düş mü bilinmez.
YAŞAR ÖZKAN
27.04.2026
Safranbolu
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.