0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
47
Okunma
ÇİLE
Saklanacak bir tenhası kalmadı ömrümün
Saklayacak bir yarası da
İfrit belalardan kaçtıkça
Azgın savaşlarda bozguna uğradım her seferinde
Ateş hattında, her kuşatmada
Yorgun ve yılgın bedenimle
Bütün geçmişimle
Nefesinin izinde
Gözlerinin mevzisindeyim işte…
Al beni götür buralardan
Kuşların özgürce uçabildiği,
uzak dağların
göğe değdiği yerlere
Kartalların iz süren gözlerinde
Zümrüdü Anka’nın öldüren serüveninde can bulurum elbette…
Doğur beni yeniden,
Kısrakaların hayran kaldığı kızıl teninde
Doyur beni yeniden
Dudaklarımın hoyrat kaldığı ırmaklar besleyen dilinde
Gözlerin, çivilerden beter zaptederken gözlerimi
Bir daha kanatırsam gözlerinin rahmini namerdim
Davran o yiğit benliğinle
Bitmez cesaretinle,
Dört koldan kuşanıp,
Şaha kaldıralım, yeniden sevdayı
Dizgine gelmez o delikanlı günlerin hatırına
Davran işte,
gün ayrılık günü değil
Gün sarhoşluğun günüdür
Özgürlüğün şehrinde, bayram şenliğinde
Davran işte
Bitsin bu çile
Erdal Karadağ
19 Kasım 2017
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.