26
Yorum
41
Beğeni
5,0
Puan
351
Okunma

İnanmak aşka dâhil miydi, yoksa yıkımın mukaddimesi mi?
Söylesene, hangi lügatte yazar ömrü bir hiçe feda etmek?
Sensizliğin nemli kuyusunda yudum yudum içtiğim,
Avuçlarımda biriken kimsesiz gözyaşlarımdı.
Say ki sen; haritasız, yolu bulunmaz bir adresmişsin,
Ben ise meçhul menzile yürümeye sevdalı bir kör...
Ne safmışım sensizliğin zifiri karanlığında;
Nice dualar heba etmişim, nice yaşlar dökmüşüm adına.
Her gece, sanki duyacaklarmış gibi seni anlattım,
Gökyüzünün dilsiz, soğuk ve mesafeli yıldızlarına.
Ayın şavkında suretini, eski gölgeni ararken;
Amansız bir ağrı saplandı, kök saldı yorgun yüreğime.
Sensizliği hırka gibi giydim, yorgun eyledim ruhumu,
Örttüm kapkara geceleri sızlayan yaralarımın üzerine.
Çok geç anladım; hikâyenin mürekkebi çoktan kurumuş,
Nüshası ezelden yarım, vuslatı mahşere kalmış.
Anladım; çorak vahalardan üzerime yağmur yağmayacak,
Toprak bile küsmüşken, bir damla rahmet düşmeyecek çöle.
Şimdi "Aşkı iki kelimeyle anlat" desem sana;
Kim bilir hangi yalanlara sığınır,
Hangi bahaneyi kalkan yaparsın.
Kaç mühür vurursun sustuğun, kaçtığın diline?
Oysa ben "öl" dediğin yerde nefesimi bırakmaya hazırdım.
"Gel" dediğin an, tüm yolları ateşe verip koşardım;
Fakat sen, kendi karanlığında kaybolmayı seçtin.
Bu zemheri ayazında, yarım kalmış bir vasiyet gibiyim;
Her satırda senin imzan, her harfte benim enkazım var.
Kelimelerim yorgun artık, sitemim bile takatsiz düştü;
Anladım ki bu yangından geriye sadece kül kalacakmış.
Gözyaşlarımın avuçlarımda bıraktığı soğuk iz,
Sana ettiğim her duanın geri dönüş biletiymiş aslında.
Sen ulaşılamayan adresin sahibi olarak kal orada;
Ben kendi içimde kaybolan meçhul yolcu olayım.
Hangi yıldız dindirebilir kalbimdeki bu uğultuyu?
Hangi gece örtebilir bunca derin bir kırgınlığı?
Anladım; vuslat sadece kavuşanların masalıymış,
Payımıza düşen, sadece bu yarım nüshanın sızısıymış.
Sana dair ne varsa sustum, mühürledim kelimelerimi,
Gölgeni sildim ayın solgun ve yorgun şavkından.
Gönül soframda yerin kalmadı, tabağında sadece hüzün;
Anladım ki her inanmak, aslında biraz da aldanmakmış.
Şimdi git, hangi bahanenin arkasına saklanırsan saklan,
Dilindeki mühürler seni feryadımdan korumaya yetmez.
Ben kendi vahamda, kendi yağmursuzluğumda kururken;
Sen bu yarım kalmış nüshanın en ağır bedeli kalacaksın.
Anladım; bu aşkın vuslatı hiç olmayacakmış,
Gökyüzü bile bu vedaya şahitlik etmekten yorulmuş.
Son sözüm olsun bu hüsran dolu, yorgun hecelere;
Ben sende, sen ise hiçliğinde kaybolmuşsun.
Cemre yaman
5.0
100% (27)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.