0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
42
Okunma

HOŞGÖRÜNÜN SINIRI
Bakma böyle
hoyrat, hoyrat güldüğüme
Sen,
gram, gram giderken
Ben,
ağır ağır ölüyordum
Her günüm
böyle firari geçerken...
“Ne olursan ol, yine gel”
diyemem ki…
Haşa!
Ben Mevlâna değilim ki
Küçücük bir dünyam
Ve yalnızca insan olana
saygım var
Herkesi sevemem ki
Kalleşçe vurulmuş
iyi niyetlerim
İhanetlerle sınanmış
bir yüreğim
Ve bu kırgın yüreğimde
kocaman bir yangın var
Hep hoşgörü taşıyamam ki…
Evvel zaman içinde
can oldum
Düşüp kavgalar içinde
kan oldum
Boğulup sevdalar içinde
günahkâr oldum
Yoruldum ateş oldum
Yandım
Yandıkça arındım
Kendime küstüm
Sana yok oldum
Ağladım
Su oldum
Ağladıkça duruldum
Su tersine aktı
Ateş söndü
Toprağa karışıp kül oldum
Toprakta sabretmeyi öğrendim
Çamur oldum
Kir sandılar
Oysa yoğruldum
Eksik,
kırık,
yanık…
Seni bilemem amma…
Ben kusurlarımla
"Sözde değil özde bir insan oldum"
“Hem göründüğüm gibi oldum,
hem olduğum gibi göründüm”
Ancak…
Herkesi de affetmedim!..
Erdal Karadağ
7 Ocak 2012
Tavşanlı / Kütahya
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.