1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
56
Okunma
Melami cümlelerin soluksuz rabıtaları gibi,
Münzevi ve muhayyer olan ey aşk.
Yusuf’un gömleğinden başlayarak yazabilirdim seni,
Dipnotsuz,imlasız ya da devrik hallerde.
Ama ben siyah takım elbiseleri seviyorum,
Lirik yağmurları ve 657 ye tabi rakım bilgisini.
Israr etme,
Sitare’den bahsetmeyeceğim sana,
Hiç haberin olmayacak şerh düştüğüm yutkunmalarımdan.
Önemli olan sensin,
Fırfırlı eteğin,
Gözaltı kırışıklığın,
Elmacık kemiğin.
Yemeğin,
Ütün vesairin,
Portakal dilimin,
Yumurtalı ekmeğin.
Dedim mi bilmiyorum,
Yolda ki su birikintisini,
Ayakkabılar,
Ayaklar,
A-y-a-k lar.
Gergef gibi soldan sağa ve U dönüşlerimde gizlisin,
Büyük harfler kadar lüzumlu, zarurî,elzemsin.
Ne yalan söyleyeyim seni her düşündüğüm de,
Mısra-i bercesteler düşüyor aklıma,
Ama özür dilerim, münasip bir üslupla yazamıyorum.
Ben şair değilim
Derviş değilim,
Ne hırkam var ne de bir şiirim.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.