2
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
176
Okunma
Burası her yer, ama hiçbir yer değil aslında.
Bir sesin var, rüzgârın henüz değmediği...
Ve bir hikâyen, henüz hiç kimseye anlatmadığın.
Sahi, sen mi dünyayı yürüyorsun,
Yoksa dünya mı senin üzerinden geçip gidiyor her sabah?
Eski bir radyoda cızırtılı bir frekans gibidir hayat;
Bazen en sevdiğin şarkıyı yakalarsın,
Bazen sadece gürültüde kaybolursun.
Ama unutma, o sessizliğin içinde bile
Hiç susmayan bir saat tıkırdar göğüs kafesinde.
Gözlerini kapattığında gördüğün o karanlık,
Aslında en çok ışık barındıran yerdir.
Çünkü orada ne bir başkasının yüzü var,
Ne de yetiştirmen gereken o aceleci yarınlar.
Sadece sen varsın;
Kendi sessizliğinde boğulan ama yine de nefes alan.
Şimdi dur ve dinle...
Dışarıdaki gürültü senin değil.
Senin olan o küçük sızıdır,
Tam şurada, sol yanında, "keşke"lerle "neyse"ler arasında.
Hayat, o sızıya bir isim verme çabasıdır sadece.
Ve bir gün herkes gider,
Geriye sadece bu ses kalır:
"Ben buradaydım," diyen o ince, derin sarsıntı.
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.