1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
15
Okunma
Karanlık gecelerimi aydınlatan,
Tekrar hayatıma ellerini uzatan.
Ben babamı böyle bilmezdim;
Sessizce yaramı sarıp kuşatan,
Gönül soframa can suyu katan.
Yıllarca uzağımda bir dağ sanmıştım,
Gölgesine sığınıp hep utanmıştım.
Ben babamı böyle bilmezdim;
Gözündeki yaşa bin dert banmıştım,
Meğer onun duasıyla ayakta kalmıştım.
Sert bakışın ardında bir cennet varmış,
Evlat dediği an dünyalar darmış.
Ben babamı böyle bilmezdim;
Yüreği merhamet, ruhu baharmış,
O gittiğim yollarda en sadık yarmış.
Düştüğüm kuyudan çekip çıkaran,
Kırılan kalbimi sabırla karan.
Ben babamı böyle bilmezdim;
Yüzündeki çizgiler, ömrüme boran,
Varlığıymış aslında halimi soran.
Sözleri bir hançer değil, bir sırmış,
Onun suskunluğu en büyük dırammış.
Ben babamı böyle bilmezdim;
Meğer tek sığınağım bu koca çınarmış,
Ruhumu yıkayan en duru pınarmış.
Şimdi ellerinden öpsem yetmez ki,
Bu yüce gönlün hakkı bitmez ki.
Ben babamı böyle bilmezdim;
Güneş sönse bile o ışık gitmez ki,
Onun gibi seven başa gelmez ki.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.