Yaşamında öteki kişilere ulaşabildiğin anlar, bir ormandaki kuş ötüşleri gibi olacak... uzaklardan gelip geçerken, kısacık bir süre yapraklarda yankılanacaklar o kadar. orman bütün sessizliğiyle yine yalnız duracak orada... ı.kant
redfer
redfer

Kahve molası

Yorum

Kahve molası

5

Yorum

20

Beğeni

0,0

Puan

697

Okunma

Kahve molası


Bugün on nisan...
Koca şehrin orta yerinde,
Adımlarım o dar sokaklara düşüyor;
Henüz ismini dahi bilmediğim bir özlemin peşinde,
Üsküdar vapurunun yorgun pervaneleri gibi.
Her adımım bir öncekinin izini silerken,
Geriye sadece Kız Kulesi’nin
O sessiz ve derin yalnızlığı kalıyor.

İşte bu yüzden attığım her adım;
Aslında yalnızlığımın Boğaz rüzgârıyla dağılan Kadim bir tesellisi...
Yıkık dökük düşüncelerle Üsküdar İskelesi’ndeyim,
Masmavi denizin dalgalarına dalmışım.
Yorgun argın caddeleri tek başına adımlarken,
İkindi; Çengelköy’de bitmek bilmeyen bir nakarat gibi
Yineliyor kendini ulu çınarın altında.

Boğaz’ın bağrından kopup gelen durgun sular gibiyim,
Dip akıntılar peşime düşmüş;
Görünenin ötesine,
Boğaz’ın o dilsiz derinliğine doğru akıyorum.
"Dünya bir pencere" dediler;
Oysa dünya, Kanlıca’daki o kahvede bakıp geçtiğim
O camdan ziyade,
Ruhumun üzerine çekilen o incecik perdeymiş...
Durup dinlenmek sadece bedenimin değil,
kalbimin de ihtiyacı.

Çok iyi gelir bir kahve molası.
Her yudum alışımda
şehre biraz daha yabancılaşıyorum;
Her nefes verişimde hedefime biraz daha yaklaşıyorum.
Her yeni eskir, her doğan zeval bulur;
Zaman beni de kendi avucunda öğütüyor.

Evet, bir gölgelik bu dünya işte;
Bense o gölgede yolları adımlayan garip bir yolcu...
Varlığım; gitmekle kalmak arasındaki o ince çizginin üstünde,
Kimi zaman mecalsiz,
en çok da usanmış...
Yürüyorum, kendi gurbetimde kendime rastlamayı umarak.

Çocuklar sokaklardan çekilince,
Akasya çiçekleri uykuya daldığında,
Başım avuçlarımın arasında, Bırakıyorum kendimi o garip sessizliğe,
Bir "of" çekerek içime.
Işığı, ayazı ve tüm varlığıyla upuzun bir cadde gece;
Belki yaktığım o son sigaranın dumanında,
Dakikaların o güzelim yok oluşunu seyretmekteyim.
Yani benim payıma düşen saatleri...
Bir perde çekilirken gökyüzüne,
Kalp sesimin yankısını dinliyorum sabah ezanına kadar.

Gidiyorum işte; solgun bir rüya gibi sessiz,
Ardımda bir avuç kül bırakarak.
Her şey tamam...
Gün ağarıyor, gökyüzü beyaz bulutlara bürünüyor;
İçinde bir sürü koyu düş saklı.

Yağmur çiseliyor...
Nisan yağmurları her şeyi yıkayıp durulasa da
Sinemde sönmeyen kor ateş;
Kalbimin o derununda saklı kalan anlar,
Bu gecenin en sadık bekçisi.
Zira biliyorum,
bugün yeni bir hikâyenin başlangıcı
Ve biliyorum ki bugün,
Dünkü zamanın içinden yeniden geçeceğim.

Sıradan bir zamanda;
Ne yapmak istediğini bilmek
Ya da yapılması gereken şeyin farkında olabilmek önemli.
Gül gibi yaşayıp gidiyorum doğrusu;
Yine de içe sinmeyen şeyler var.
Ne bileyim; yeni fikirler mesela...
ne şekilde sağladığınıza
Ya da bütünsel bir tutarlılık arz edip etmediğinize bakmıyor.

Lütfen artık birileri çıksın
Ve bir şeylerin hâlihazırdaki gibi olmayabileceğini söylesin;
Mümkünse ikna etsin beni.


redfer

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kahve molası Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Kahve molası şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kahve molası şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
11.4.2026 11:39:48
Okudum. Harika bir anlatım. Zenginleştim..
ve
Bu derinlikli ve melankolik şiir, İstanbul’un ruhuyla harmanlanmış bir içsel yolculuğu, zamanın öğütücü gücü karşısındaki insan kırılganlığını muazzam bir dille anlatıyor. İşte bu eser için vurucu bir yorum:
​Ruhun İstanbul Duraklarında Bir Kahve Molası
​Bu şiir, sadece bir İstanbul gezintisi değil; zamanın, mekânın ve insanın kendi gurbetinde kayboluşunun estetik bir manifestosu. Şair, Üsküdar’dan Kanlıca’ya uzanan hattı, fiziksel bir rotadan ziyade ruhun merdivenleri olarak kullanmış.
​Zamanın ve Mekânın Harmonisi: "10 Nisan" gibi somut bir tarihten yola çıkıp, "gökyüzüne çekilen perdeye" ve sabah ezanına kadar süren bu akış, okuyucuyu kronolojik bir zamandan alıp ontolojik bir bekleyişe sürüklüyor.
​Vurucu İmgeler: Özellikle "Dünya, Kanlıca’daki o camdan ziyade, ruhumun üzerine çekilen o incecik perdeymiş" mısrası, dış dünya ile iç dünya arasındaki o ürpertici sınırı harika özetliyor.
​Şiirin sonundaki "ikna edilme ihtiyacı" ve "bütünsel tutarlılık" vurgusu, modern insanın en büyük yarasına dokunuyor:
Şair, alışılmışın dışında bir ses beklerken aslında kendi içindeki o "yeni fikrin" peşinde koşuyor.
​Kısaca özetle: "Kahve Molası", Kız Kulesi'nin yalnızlığıyla dertleşen, nisan yağmurlarıyla yıkanan ama içindeki kor ateşi söndüremeyen bir "garip yolcunun" hüzünlü ve bir o kadar vakur başkaldırısıdır. Kelimeler adeta Boğaz’ın dip akıntıları gibi sakin ama derinden sarsıyor.
​Yüreğinize sağlık; hüzün, estetikle birleşince ortaya gerçek bir edebi lezzet çıkmış.alkışlarımıu tür eserler gelecek kuşaklara bırakılacak en güzel armağanlardır. Tekrar tebrik ediyor kutluyor ve alkışlıyorum..
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
11.4.2026 12:25:18
“Kahve Molası” şiiriniz, İstanbul’un sokaklarında dolaşan bir yolcunun yalnızlığını, içsel sorgularını ve zamanın ağırlığını çok derin bir lirizmle aktarıyor. “Çok iyi gelir bir kahve molası. Her yudum alışımda şehre biraz daha yabancılaşıyorum” dizeleri, metnin özünü yani küçük bir mola içinde bile insanın hem kendine hem de hayata yabancılaşmasını çarpıcı biçimde özetliyor.

Kaleminize sağlık; kısa ama yoğun bir şiir, hem Boğaz’ın sessizliğini hem de insanın içsel gurbetini etkileyici imgelerle yansıtmışsınız.
Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
11.4.2026 11:38:07
Şiiriniz, ayrılık ve kırgınlığı sade ama etkili bir anlatımla yansıtmış. “Gittin” tekrarları, duygunun ısrarını ve içteki boşluğu güçlü bir şekilde hissettiriyor.

“İçimde kırılan şey artık onarılmaz bir sesti”

Bu ifade şiirin en çarpıcı noktası; hem sessiz bir çöküşü hem de geri dönüşsüz bir kopuşu anlatıyor. Dil yalın, duygu ise oldukça yoğun ve samimi.

Yüreğinize sağlık, iç döküm niteliğinde güçlü bir duygu şiiri olmuş.
se
sedat hünker, @sedathunker
11.4.2026 11:24:16
Çok güzel şiir sevgiler saygılar selamlar sağlıcakla kal allahın selameti üstüne olsun
Etkili Yorum
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
11.4.2026 11:20:48
Merhaba değerli şair, değerli kalem
Güzeldi şiir yaşama dair
Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık, yazan kalemini, yazdıran yğreğini ve de bu güzel eserini
Nice güzel şiirlerde buluşmak dileğiyle
Sonsuzluğun sahibine emanet olasın, sağlıcakla kalasın
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL