4
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
537
Okunma
Artık itiraz etmiyorsun;
kalıbın dar elbiselerinden sıyrıldın,
Kendi bedeninin surlarını aştın da,
ruhun kaygılarıyla kuşanıp geldin.
Fâni öncelikleri bir kenara asıp,
kalbin ezelî davetine icabet ettin;
Ruhunu kurtarma telaşıyla,
kendi nefsinden hicret ediyorsun.
Üzerindeki o kaba beden örtüsü inceliyor, görüyorsun;
Kalıbının tortuları eridikçe,
kalbinin berraklığı bir cevher gibi parlıyor.
Vahyin o kutsi rayihasıyla tanışıyor,
yeniden buluşuyorsun;
Sanki çoktan beri o kaynağa akıyorsun.
Aklını Kur’an’ın iniş üssü kıldın;
Artık her harf sende yeniden nazil oluyor,
sende can buluyor.
"İkra!" nidası kalbinin gözüne dokunuyor ilkin;
Dağınık ne varsa içinde birleşiyor, ceme dönüşüyor ruhun.
Eprimiş lezzetler dilinde billurlaşıyor, duruluyor an;
Mekân, o mutlak berraklığa bürünüyor.
Tesadüfün karanlığı dağılıyor,
hiçbir şey rastgele durmuyor artık;
Sıradan görünen ne varsa biricikleşiyor,
"bitaneleşiyor nazarında.
Taneleri anlamlı bir tespih gibi ipe diziyor gönlün;
Kâinat, yakınlığın o sıcak nefesiyle ısınıyor.
Her an yeniden yaratılan bir evrenin hayretiyle dolusun;
İlk defa görür gibi bakıyor, ilk defa tadar gibi şükrediyorsun.
Rabbinin adıyla dokunuyorsun toprağa, suya ve ekmeğe...
Ezelden beri burada olmadığını,
bir emanetçi olduğunu bildin;
Ebediyen kalmayacağını,
"şimdilik" bir misafir olduğunu fark ettin.
Taze bir bakış oldun âleme;
kendini her an O’nunla yeniliyorsun.
Heyecanla kıyama dururken
besmelen lafta kalmıyor artık;
Kalbinin en derin dehlizlerine iniyor
o muazzam isim.
Hiçbir şeyin sana ait olmadığını,
mülkün sahibini idrak ettin;
Sadece O’nun merhametiyle
bu varlık sofrasına buyur edildiğini görüyorsun.
Dilin "Bismillahirrahmanirrahim" derken,
ruhun bu hakikate canı gönülden katılıyor.
Kalp gözünle seyrediyorsun Esma-i Hüsna’yı varlık aynasında;
İçinde o güzel isimlerin nuranî şelalesi akıyor,
sırlar okunuyor gönlünde.
Gönlüne değen her ışıkla yeni renklere ayrılıyor,
taze tecellilerin eşiğinde duruyorsun.
Allah adına var oluyor,
Allah için azalırken
O’nun katında çoğalıyorsun;
Ete kemiğe bürünmüş bir "teslimiyet" nişanesisin artık.
Başkalarının merhametinden ümidini kestin,
sahte şefkatlerden yüz çevirdin;
Biricik Rahman’ı tanıdın,
O’nun sofrasında şefkatle doyuruldun.
Rahim’in bahçesine yerleştin;
dünyanın tükenişine şahit olurken,
Dudağını sonsuzluğun kevserine,
yüzünü cennetin meltemine çevirdin.
Kerim’in sofrasında,
rızkı doğrudan Veren’den biliyor,
Eden’i tanıyorsun.
Artık verilenlerle değil,
Veren’le tanışıyorsun
redfer
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.