0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
753
Okunma

Safaalan köyü, sabahın en duru hali,
Sislerin arasından doğan ince bir sevda gibi,
Toprak kokusu sinmiş her taşına,
Rüzgarı bile yumuşak konuşur usulca.
Bir yol iner Istrancalar dan kıvrıla kıvrıla,
Ayak izleriyle dolu, hatıralarla yüklü,
Her adımda bir çocukluk saklıdır sanki,
Her geçmişinden bir ses yükselir.
Evleri mütevazi, duvarları sıcacık,
Kapıları ardına kadar açık selamlara,
Bir tandır kokusu yükselir sabahları,
Ve açlığın değil, paylaşmanın kokusudur o.
Her çeşmenin başında bir hikaye,
Bakraçlarda taşınan sadece su değil,
Gülüşler, sırlar, yarım kalmış cümleler,
Safaalan’da hayat böyle akar sessizce.
Karatepe sarar köyü bir ana gibi,
Korur rüzgardan, saklar zamandan,
Bir kuş geçse gökyüzünden yavaşça,
Herkes başını kaldırır, selam verir gibi.
Toprak burada berekettir dili olur,
Eken bilir, bekleyen sabrı öğrenir,
Bir filiz çıktığında sevinç büyür,
Ve alın teri, dua gibi karışır toprağa.
Akşam çökerken yıldızlar iner köye,
Başka yerde görünmeyen bir gökyüzüyle,
Her ışık bir umut gibi titrer.
Ve sessizlik, huzurun en güzel halidir.
Safaalan köyü,
Ne büyük ne küçük, ama yeterince derin,
İnsanı kendine çağıran bir sadelik,
Bir kal diyen rüzgarın içinde saklı.
Belki bir gün yolun düşerse,
Bir ağacın gölgesinde dinlenirsin,
Ve anlarsın; mutluluk bazen,
Bir köyün adında gizlidir.
şair : nazmi metin
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.