Söylediklerinizi duyurmak için kimseyi kolundan tutmayınız ; zira insanlar sizi dinlemeye arzulu değillerse, onları tutacak yerde çenenizi tutmanız daha hayırlıdır.-- chesterfield
redfer
redfer

Kendimiz

Yorum

Kendimiz

9

Yorum

33

Beğeni

0,0

Puan

996

Okunma

Kendimiz



Günler bu kadar da olmazlara yenisini eklemekle geçiyorken,
giderek daha az şaşırıyoruz zıtlıklara.
Aşırılıklar aşırı bir hazzı;
hızlı, acısız ve de süreksiz önümüze seriyor.
Olağandan uzaklaşıyoruz.
Devasa ama yersiz şeylerde tatmin arıyoruz.

Müziğin sesini daha çok açarsak
daha çok eğleniriz sanıyoruz.
Etrafımızı veya kendimizi duymak bir yana,
giderek uzaklaşıyoruz akıştan.
Günler eğlence aramakla, bulamayınca yorulmakla geçiyor.
Sosyalliği para harcarken tükettik.
Yine de gürültülü kafelerde
bağıra çağıra hayatı konuşmaya devam ediyoruz.
Kimsenin bilmediği, gitmediği, yapmadığı ne varsa;
tamam işte, onlara merak saldık.
Herkesin yapabileceği şeyleri "banal" olmakla yaftaladık.
Galiba herkes olmaktan korktuk.

Bireyselliğimize halel gelsin istemedik.
Basit şeylerle meşgul olmayı unuttuk.
Basitliğin cazibesini fark edemedik.
Onun uzlaştırıcı yönünü kimselerden dinleyemedik.
Azı, özle halledemedik.
Olağanüstü bir hayat için
olağanüstü girizgâhlar hazırladık.

Sonunda mı?
Sonunda en kötü ihtimal,
ortalama olandan daha çok tercih edilir oldu.
Ne diyorduk: "Yeter ki normal olmasın."
Belki de en büyük sorun, insanın kendi olamaması.
Aileler, içinde bulunulan çevre, bitmesi yıllar alan okullar...
Hepsi bize sürekli birileri gibi olup,
birileri gibi davranmamızı telkin ediyor.
Daima olmamızın beklendiği ideal bir kişi var.

Haricî yaklaşımlar itibar görmüyor.
Belli formlar içerisinde kalmamız sıkı sıkı tembihleniyor.
Kimse kendimiz gibi olmamızı desteklemiyor.
Kendimiz nasıl olunur bilmiyoruz,
bilmemek işimize geliyor.
Oradan buradan çekip çıkarttığımız "kendilikler" arasında,
dönüp duruyoruz.

Geçişler aslı unutturuyor.
Fazladan bir çabaya yeltenmiyoruz.
Durup da bulunduğumuz yeri işaretleyemiyoruz.
Tembele çıkıyor adımız,
uyuşukluk sayılıyor tavrımız.
Daha kötüleri de var:
Mesela insanın üzerine geçirilmiş kılıflar arasında
yine de kendi olduğunu sanması;
İçinde bulunduğu grubun, devrin, akımın
dönüştürücü etkisinden habersiz olması.

Kanaatlerimiz var; fikirlerimiz, çıkarımlarımız, kabullerimiz...
Hepsi bizim sanıyoruz,
hepsine tek başına kendimiz ulaşmışçasına.
Korkularımız, rüyalarımız, coşkularımız; katıksız sanıyoruz.
Kendimizi, kendimizden olmayan ne çok şey sanıyoruz.

Yazık, yine de yaşıyoruz!
Ne yapıp ne ediyorlarsa, özenti duyduğumuz şeyin
yapmak istediğimiz olduğuna inandırıyorlar.
Önümüze koydukları arasından seçebiliyor olmak,
tercihlerimizin yönlendirildiği gerçeğini değiştirmiyor.
Dolaylı bir etkilenme etrafta kol geziyor.

Seçim yapmak ne zamandan beri lüks oldu?
Peki ama biz tam olarak ne istiyoruz?
Mutlu olmak istiyoruz ama bu yetmiyor çoğu zaman;
Mutlu olduğumuzun bilinmesinden emin olmak da istiyoruz.
Mutsuz insanların yaptığı gibi
mutlu olduğumuzu kanıtlamak istiyoruz.

Mutluluğu sosyal medyadaki fotoğraflarımızın
alacağı beğeni üzerinden ölçüp biçiyoruz.
Mutluluğun doğruluğunu doğru olmayan sayılarda arıyoruz.
Sayılar bizi yavaşlatıyor.
Bu yavaşlık birilerinin işine yarıyor.
Mutluluğa ulaşma kitapları yok satıyor.
Mutluluğa aracısız ulaşılamaz düşüncesi zihinlere sızıyor.
Uçmak için kanat beklemeye başlıyoruz.

Sosyal medya mı?
Onun gücüyle yeni bir kimlik oluşturmak yerine,
yeni bir kimlik oluşturmuş gibi yapabiliyoruz.
Sanal bir kimlik bu.
Tek bir tuşla yeni değişiklikler ekleyebiliyoruz kendimize.
Kişisel bir vitrin hazırlayıp beğeniye sunabiliyoruz.
Bir maskeden sıkılınca basıveriyoruz bir tuşa
ve hop, bir başkası geliyor.
Kurgulanmış bir kimliğe ait olduğumuzu hissediyor,
o görüntümüzü tamamen sahipleniyoruz.

Olduğumuzla yansıttığımız arasındaki fark hızla açılıyor.
Çarpık kimlikler çarpık sonuçlara kapı aralıyor.
Kendimizi bütünüyle ifşa etmek de
kendimizden bütünüyle uzaklaşmak da an meselesi.
Beğenilme ve onaylanma ihtiyacı
pek de istemediğimiz şeyleri yaptırabiliyor.
Kendimizden ödün vermeye başlıyoruz.

Değse bari...
İnsanları memnun etmek zor şey doğrusu.
Ne bileyim, belki de en iyisi
insanın kendini memnun etmeye bakmasıdır.
Nasılsa her fırsatta bir kulp takan çıkacaktır;
Hiç olmazsa kendi gönlümüz olsun, ama değil mi?

Denilebilir ki insan kendi sesini tanır
ve onu duyabilirse;
Başka sesler içinden geçmeye çalıştığında da
onları fark eder ve ayıklayabilir.
Öyleyse seslenelim kendimize
ve bekleyelim cevabı.
Ya da beklemeyelim,
bir kez daha seslenelim:

Gerçekten biz,
Kendimiz miyiz?

redfer

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kendimiz Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Kendimiz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kendimiz şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
8.4.2026 20:09:51
Güzel anlam dolu akıcı bir şiir okudum
Şiir bir bütünüyle muhteşemdi tebrik ederim.

bdbedri
bdbedri, @bdbedri
8.4.2026 15:29:24
Üstadım. Bu (benim özel tanımlamama göre) km lerce uzunlukta veya kğ larca ağırlıkta paylaşımlarınızı okuyunca gerçekten zenginleşiyorum..Çok memnun oluyorum.
Bu derinlikli ve sarsıcı dizeleri, modern insanın "vitrinleşme" sancısını bir ayna gibi yüzümüze tutuyor. Şiir, sadece bir eleştiri değil, aynı zamanda bir uyanış çağrısı niteliğinde. İşte bu güçlü eser.
​Gürültüde Kaybolan Yankı: Kendimiz
​Bu şiir, modern çağın "başkası olma" hastalığına vurulmuş estetik bir neşterdir. Şiz insanın kendi özgünlüğünü sosyal medyanın sayısal onaylarına ve toplumun "ideal tip" dayatmalarına kurban edişini ustalıkla betimliyor.
"Mutlu olduğumuzun bilinmesinden emin olmak" arzusu, gerçek mutluluğun katili olarak resmedilmiş.
​Temel Çatışma adına olduğumuz kişi ile yansıttığımız maske arasındaki uçurumun, bizi kendimize yabancılaştıran en büyük "gürültü" olduğu gerçeği.
​Sonuç olarak yazdığınız da dediği gibi, dışarıdaki binlerce sesin arasında kendi sesimizi ayırt edebilmek, bugünün dünyasında yapılabilecek en devrimci eylemdir.
​Özetle; kendimizi "başkalarının gözünden" kurgulamaktan yorulup, kendi iç sesimize dönmedikçe; hepimiz başkalarına ait hikâyelerin figüranları olarak kalmaya mahkûmuz.
​"Kendi gönlümüzü razı etmediğimiz bir hayat, başkalarının alkışlarıyla süslenmiş bir yalnızlıktan ibarettir
Beğenilerim le alkışlıyor Sevgilerimi sunuyorum...
Nurettin GÜLBEY
Nurettin GÜLBEY, @nurettingulbey
8.4.2026 11:22:58
Tebrikler efendim.Anlamlı ve güzel şiir,kutlarım.Selam ve saygılarımla...
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
8.4.2026 10:25:45
Merhaba değerli kalem
Kutlarım yazdıran yüreğini, yazan kalemini ve eserini
Gönlün abat olsun, huzurla dolsun, bütün şiirlerin, muhteşem, mükemmel ve de ŞAH ESER olsun
Gönlüne, ömrüne bereket
Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıcakla ve hoşça kal
se
sedat hünker, @sedathunker
8.4.2026 08:31:19
Çok güzel şiir sevgiler saygılar selamlar sağlıcakla kal allahın selameti üstüne olsun
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
8.4.2026 07:54:50
Anlamlı bir çalışma anlatım harika güzel bir eser çıkmış ortaya yürekten kutluyorum kaleminiz daim olsun selamlar saygılar gönderdim hayırlı sabahlar
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
8.4.2026 07:29:35
modern insanın dış dünyanın gürültüsü, toplumsal beklentiler ve dijital dünyanın kurgusal kimlikleri arasında sıkışarak kendi özüne yabancılaşmasıdır.jalrmin daim olsun inşallah
Dost Kalem
Dost Kalem, @dostkalem1
8.4.2026 06:00:56
Yürekten kutlarım üstadım, anlam , anlatımı ve verdiği mesaj ile güzel bir eser okudum. Özgün konusuyla eseriniz her türlü takdire şayan...Nice güzel paylaşımlara...saygılarımla
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
8.4.2026 01:13:57
“Kendimiz” şiiriniz, modern hayatın hızında kaybolan bireyselliği ve sosyal medyanın dayattığı kimlikleri sorgulayan güçlü bir metin. “Mutlu olmak istiyoruz ama bu yetmiyor çoğu zaman; mutlu olduğumuzun bilinmesinden emin olmak da istiyoruz” dizesi, şiirin özünü yani insanın kendi olamamasından doğan çelişkiyi çok etkili biçimde özetliyor.

Kaleminize sağlık; kısa ama derin bir toplumsal eleştiri ve kimlik arayışını yansıtan bir şiir olmuş.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL